<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Yeraltı Edebiyatı - Gezente.com</title>
	<atom:link href="https://gezente.com/tag/yeralti-edebiyati/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://gezente.com</link>
	<description>Gezente Bir Ruh Durdurulamaz!</description>
	<lastBuildDate>Sat, 09 Dec 2017 18:51:15 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.5</generator>
	<item>
		<title>Kitaplığımda Hakan Günday&#8217;dan &#8220;DAHA&#8221; var&#8230;</title>
		<link>https://gezente.com/kitapligimda-hakan-gundaydan-daha-var-2/</link>
					<comments>https://gezente.com/kitapligimda-hakan-gundaydan-daha-var-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[gezente]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Jan 2014 17:21:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[KİTAPLIK]]></category>
		<category><![CDATA[YURT İÇİ]]></category>
		<category><![CDATA[Gaza]]></category>
		<category><![CDATA[Gücün Gücü]]></category>
		<category><![CDATA[Kinyas ve Kayra]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[kitaplık]]></category>
		<category><![CDATA[Piç]]></category>
		<category><![CDATA[popüler kitaplar]]></category>
		<category><![CDATA[roman]]></category>
		<category><![CDATA[son çıkan kitaplar]]></category>
		<category><![CDATA[vitrin]]></category>
		<category><![CDATA[Yeraltı Edebiyatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://gezente.com/?p=5845</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yeraltı Edebiyatı&#8216;nın ülkemizdeki en başarılı temsilcisi olan ve yazdıklarını her daim okumaktan büyük keyif aldığım Hakan Günday&#8216;ın 8. romanı. Ve yine hayranlarını oldukça tatmin eden; Kinyas ve Kayra ve Piç&#8216;ten sonra ilk üç içerisine girebilecek bir eser. Günday bu sefer bizi Gaza isimli zeki, insan kaçakçısı bir babanın oğlu ile sürüklüyor. Küçük demokrasi oyunu, diktatör yaratımı ve toplumların linç üzerine kurulu yaşamlarının sosyolojik ve [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://gezente.com/kitapligimda-hakan-gundaydan-daha-var-2/">Kitaplığımda Hakan Günday’dan “DAHA” var…</a> first appeared on <a href="https://gezente.com">Gezente.com</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>Yeraltı</strong> <strong>Edebiyatı</strong>&#8216;nın ülkemizdeki en başarılı temsilcisi olan ve yazdıklarını her daim okumaktan büyük keyif aldığım <strong>Hakan Günday</strong>&#8216;ın 8. romanı. Ve yine hayranlarını oldukça tatmin eden; <strong>Kinyas ve Kayra</strong> ve <strong>Piç</strong>&#8216;ten sonra ilk üç içerisine girebilecek bir eser. Günday bu sefer bizi <strong>Gaza</strong> isimli zeki, insan kaçakçısı bir babanın oğlu ile sürüklüyor. Küçük demokrasi oyunu, diktatör yaratımı ve toplumların linç üzerine kurulu yaşamlarının sosyolojik ve psikolojik olarak bireyler üzerindeki dayanılmaz hafifliği hakkında okuyucuyu uzun bir yolculuğa çıkartıyor. Kitap içerisinde bulunan &#8220;Gücün Gücü&#8221; isimli makaledeki maddeler an itibariyle ülkemizi yönetenleri oldukça güzel bir şekilde özetlemektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Okurken altının çizilmeye değer gördüğüm bölümler;</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;Sonuçta hepimiz, hayattan kalanların çocukları değil miydik? Savaşlar, depremler, kuraklıklar, katliamlar, salgınlar, işgaller, kavgalar ve felaketlerden sağ çıkanların çocukları&#8230; Dolandırıcıların, hırsızların, katillerin, yalancıların, muhbirlerin hainlerin, batan bir gemiden ilk kaçanların ve de başkalarının ellerindeki can simitlerini söküp alanların çocukları&#8230; Sağ kalmayı bilmiş olanların&#8230; Sağ kalmak için her şeyi, ama her şeyi göze almış olanların&#8230; Bugün hayattaysak eğer, soy ağacımızdan birileri &#8216;Ya o ya ben!&#8217; dediği için değil miydi? belkide kötülüğün ağır basması bile değildi bu. Doğal olandı&#8230; Sadece bize çirkin geliyordu, o kadar&#8230; Ama doğada çirkinlik diye bir şey yoktu&#8230; Güzellik de&#8230; Gökkuşağı sadece gök kuşağıydı ve hiçbir doğa bilimleri kitabında altından geçilebileceğine ilişkin bir bilgi yoktu.&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;Aşk avlanmakla ilgiliydi. Yoksa hangi kadın bir hayvan gibi görünmek isterdi?&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;Galiba sadece korkaklar canavar oluyordu!.&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;Kısır döngü asla yok olmaz. Sadece genişler sonrada kendini unutturur. Niye? Çünkü döngü dediğin, bildiğin daire. Üstünde tam tur atmak o kadar uzun sürer ki, aynı noktadan ikinci kez geçtiğinde anlayamazsın bile. Hatta bazen kısır döngü öyle bir genişler ki başladığın yere dönmeye ömrün yetmez. İnsan kör bir at gibi koşturur üstünde. Düz gittiğini zanneder. İlerlediğini. Hatta ilerlerken öldüğünü düşünüp son nefesini bile huzurla verir! Ama kör olmak şart, tabii! Yoksa anlarsın aynı yerde dönüp dolaştığını. Onun için yaşlıların gözleri bozulur, anlıyor musun? Aynı yerden tekrar geçtiklerini anlamasınlar diye. Kısır döngüye karşı doğal bir savunmadır aslında, körleşme. Mekanik bir tepkidir yani! Hayatın kendisi gibi&#8230; Hatta bu yüzden hayat da bu kadar sıkıcı!&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;Nereye gideceğini bilen için geç kalmak yoktu. Zaten söz konusu olan, geç kalınabilen ya da erken gidilebilen bir yerse, yola çıkmaya bile değmezdi.&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;Sadece ölmekten korkanlar randevu alır. Sadece onlar, randevuyla gidilen amaçlara sahiptir. 4 yıl sonra mutlaka mezun olur, 6 yıl sonra bir işe girmezse delirir, 10 yıl sonra bir yolunu bulup ev alır, 50 yıl sonra da en fazla on farklı ölümden biriyle hayatı terk ederler.&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;Kırışık sahibi olmanın hiçbir anlamı yoktu. Yaşlanmak, yaşama hastalığının son evresi gibi bir şeydi. Çoğunlukla akıl sağlığının yitirildiği ve yerini hayatta aradığını asla bulamayacağından emin olmanın getirdiği huysuzluğun aldığı bir evre. Yaşlılar, kazıklandıklarının tam olarak bilincine varmış ve artık her şey için çok geç olduğunu fark etmiş olan insanlardı. Onların yöneteceği bir toplum, ancak onlarla birlikte, sürekli şikayet ederek ve acılar içinde ölürdü.&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;Kahramanlara, görevlerini, halk değil, kendileri verirdi. Dolayısıyla kahramanların halktan hesap sorma hakkı yoktu. Kahramanlar, cesur ve aptal insanlardı. Halksa korkak ve kurnazdı. Anlaşmaları mümkün değildi.&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;(&#8230;) Dışarıdaki hayatta da benzer bir teknikle milyarlarca insan yönetiliyordu. Onlara da sorular soruluyordu. Seçimler yapmaları isteniyor ve doldurmaları için anketler ya da formlar uzatılıyordu. &#8216;Şu an nerede olmak isterdin?&#8217; deniyordu. Ya da &#8216;Geçmiş hayatında kimdin?&#8217; Ya da &#8216;Şehrin en güzel kadını kim?&#8217; Ya da &#8216;Diyet mi normal mi?&#8217; ya da &#8216;Etiniz nasıl pişsin?&#8217; diye soruluyordu. Ancak tabii o milyarlarca insan da, depodakiler gibi farkına varamıyordu. Oysa &#8216;Nasıl pişsin?&#8217; diye sorulan o et, kendileriydi! &#8216;Sizi nasıl pişirelim?&#8217; diye soruluyordu o insanlara. Ama bu gerçeği göremedikleri için de, seçme yetkisini elde etmiş olmanın gururuyla arkalarına yaslanıp, &#8216;İyi pişsin!&#8217; diyorlardı. Tabii bazıları da &#8216;Kanlı olsun!&#8217; diyordu. Ve dedikleri gibi de oluyordu. Kanlı&#8230;&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;İtaat, iradesinden vazgeçen için, dünyanın bütün hatalarını yapabilme özgürlüğüydü! İtaat, kişinin, kendi başına işlemeye asla cesaret edemeyeceği suçları gerçekleştirebilmesinin müthiş bir yoluydu! İtaat, her gün farklı biri olarak uyanılan bir rüyaydı! (&#8230;) Sıradan bir insanı alıp ona atom bombası attırabilir, sonra da bütün dünyayı o insanın masum olduğuna inandırabilirdi. İtaat, suçluluk duygusu ve vicdan azabının panzehiriydi!&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;(&#8230;) Memuriyet bir hayatta kalma sanatıydı. Memurlar, daima hayatta kalacak ve kıyametin resmiyet kazanmasını sağlayacak olanlardı. Yalnız tek sorunları, bütün tırnakları ve bordrolarıyla tutundukları o hayatla ne yapacakları hakkında hiçbir fikirlerinin olmamasıydı. Çünkü henüz konuyla ilgili bir yönetmelik yayımlanmamıştır&#8230;&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;"><p>The post <a href="https://gezente.com/kitapligimda-hakan-gundaydan-daha-var-2/">Kitaplığımda Hakan Günday’dan “DAHA” var…</a> first appeared on <a href="https://gezente.com">Gezente.com</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://gezente.com/kitapligimda-hakan-gundaydan-daha-var-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kitaplığımda Chuck Palahniuk&#8217;dan &#8220;Kurgudan da Garip&#8221; var&#8230;</title>
		<link>https://gezente.com/kitapligimda-chuck-palahniukdan-kurgudan-da-garip-var/</link>
					<comments>https://gezente.com/kitapligimda-chuck-palahniukdan-kurgudan-da-garip-var/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[gezente]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Apr 2013 11:29:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[KİTAPLIK]]></category>
		<category><![CDATA[YURT İÇİ]]></category>
		<category><![CDATA[Chuck Palahniuk]]></category>
		<category><![CDATA[Kierkegaard]]></category>
		<category><![CDATA[kitap önerisi]]></category>
		<category><![CDATA[Kurgudan da Garip]]></category>
		<category><![CDATA[Marilyn Monroe]]></category>
		<category><![CDATA[ne okumalı]]></category>
		<category><![CDATA[Yeraltı Edebiyatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://gezente.com/?p=4333</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yeraltı Edebiyatı&#8216;nın en başarılı isimlerinden Chuck Palahniuk&#8216;un Ayrıntı Yayınları&#8217;ndan çıkan yeni kitabı. Palahniuk bu sefer kısa kısa hikayelerle çıkıyor karşımıza; çokça kendinden, hayatını 1,5 saatlik bir filme ya da kitaba dönüştürmek isteyenlerden, günümüz dünyasında ortaçağ kalesi inşa edenlerden, biçerdöver savaşçılarından, Donanma ve denizaltında yaşananlardan bahsetmekte ama yine o bilindik üslubundan ödün vermeden.. Kitaptan alıntılar; &#8220;Amerikan [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://gezente.com/kitapligimda-chuck-palahniukdan-kurgudan-da-garip-var/">Kitaplığımda Chuck Palahniuk’dan “Kurgudan da Garip” var…</a> first appeared on <a href="https://gezente.com">Gezente.com</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>Yeraltı Edebiyatı</strong>&#8216;nın en başarılı isimlerinden <strong>Chuck Palahniuk</strong>&#8216;un <strong>Ayrıntı Yayınları&#8217;</strong>ndan çıkan yeni kitabı.<br />
Palahniuk bu sefer kısa kısa hikayelerle çıkıyor karşımıza; çokça kendinden, hayatını 1,5 saatlik bir filme ya da kitaba dönüştürmek isteyenlerden, günümüz dünyasında ortaçağ kalesi inşa edenlerden, biçerdöver savaşçılarından, Donanma ve denizaltında yaşananlardan bahsetmekte ama yine o bilindik üslubundan ödün vermeden..</p>
<div id="attachment_4338" style="width: 810px" class="wp-caption aligncenter"><a href="http://gezente.com/wp-content/uploads/2013/04/DSC_02101.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-4338" class="size-full wp-image-4338" src="http://gezente.com/wp-content/uploads/2013/04/DSC_02101.jpg" alt="Chuck Palahniuk-Kurgudan da Garip" width="800" height="583" srcset="https://gezente.com/wp-content/uploads/2013/04/DSC_02101.jpg 800w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2013/04/DSC_02101-300x218.jpg 300w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2013/04/DSC_02101-411x300.jpg 411w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /></a><p id="caption-attachment-4338" class="wp-caption-text">Chuck Palahniuk-Kurgudan da Garip</p></div>
<p style="text-align: justify;">Kitaptan alıntılar;</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;Amerikan rüyası ücra bir köşede yalnız duran bir evdir.&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;İnsanlar kaybedecekleri hiçbir şey kalmadığı yerlerde en çıplak gerçekleri anlatırlar.&#8221;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;Beyaz olmak duvar kağıdı olmak gibidir. İyi ya da kötü anlamda ilgi çekmezsiniz. Tüm dikkatleri üzerinize çekerek yaşamak nasıl olurdu acaba? İnsanların size uzun uzun bakmasına izin vermek? Boşlukları doldurmalarına ve ne isterlerse onu varsaymalarına<br />
izin vermek? İnsanları kendilerinin bazı yönlerini bütün gün boyunca üzerinize yansıtmalarına izin vermek? Yazmanın en kötü yanı, hayatınızı klavye başında harcadığınız korkusudur. Ölmek üzereyken, sadece kağıt üzerinde yaşadığınızı fark edeceğiniz fikridir. Yegane maceralarınız hayal ürünüdür. Dünya savaşıp, sevişirken siz karanlık bir odada oturmuş, mastürbasyon yapıp para kazanmışsınızdır.&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;Dışarıda bir yerde her zaman panterler olacak. Hayatın sonsuza kadar devam edeceğini düşünmek çok saftirikçe bir şey.&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">
<div id="attachment_4340" style="width: 810px" class="wp-caption aligncenter"><a href="http://gezente.com/wp-content/uploads/2013/04/DSC_0209.jpg"><img decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-4340" class="wp-image-4340 size-full" src="http://gezente.com/wp-content/uploads/2013/04/DSC_0209.jpg" alt="Kurgudan da Garip" width="800" height="567" srcset="https://gezente.com/wp-content/uploads/2013/04/DSC_0209.jpg 800w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2013/04/DSC_0209-300x212.jpg 300w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2013/04/DSC_0209-423x300.jpg 423w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /></a><p id="caption-attachment-4340" class="wp-caption-text">Chuck Palahniuk-Kurgudan da Garip</p></div>
<p style="text-align: justify;">&#8220;İnsanlar <strong>Marilyn Monroe</strong>&#8216;yu bir seks sembolüne indirgediler. Ama bu kadar etkili olmasının sebebi insanları neşelendirmesiydi. Etrafına bir keyif dalgası yayıyordu. Gülümseyişi adeta içinize işliyor&#8230; Dişi bir bedende harikulade kıvrımlara sahip bir kadın ama insanları ona baktıklarında neşelendiren şey, yaydığı o çocuksu sevgi ışıltısı. Bence onu özel kılan şey buydu.&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;Evli olmanız daha az yalnız olduğunuz anlamına gelmiyor. Eğer dikkat etmezseniz, ilişki en yoğun yalnızlık biçimi olabilir&#8230;&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;Dostluk, insanın aşkta, romantik aşkta yaptığı gibi benliğinden ödün vermeksizin yalnızlığını hakikaten hafifleten ve gideren tek şey.&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;İnsanların beni nasıl yere sermeye çalışacaklarını dert etmemek çok özgürleştirici bir şey.&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;Sorun çok büyükse, çok fazla gerçeğe maruz kalıyorsak kendimizi kapatma eğilimi gösteriyoruz. İstifa ediyoruz. Felaket kaçınılmaz göründüğü için eyleme geçemiyoruz. Kapana kısılıyoruz. Buna &#8220;anestezi&#8221; deniyor.&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;İnsanların dişeti hastalıklarıyla yüzleşmekten bile ölesiye korktuğu bir kültürde insanların bir şeylerle yüzleşmesini nasıl sağlarsınız? Kirlilikle, eşitsizlikle nasıl yüzleşirler? Onları mücadele etmeye nasıl sevk edersiniz peki?&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;Güzellik kültürün inşa ettiği bir şeydir. Üzerinde uzlaşmaya varılmış bir standarttır.&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;Cennet Bahçesi&#8217;nde Tanrı kendisine Bilgi Ağacı&#8217;nı gösterip, &#8220;Bu ağacın meyvesini yeme&#8221; diyene kadar mutlu ve halinden memnun yaşayan Adem&#8217;i gösteriyor. Adem o andan itibaren özgür değildir. Bu onu mahvedecek olsa bile özgürlüğünü ıspatlamak için ihlal edebileceği, ihlal etmesi gereken bir kural vardır. <strong>Kierkegaard</strong> bir şeyi yapmamız yasaklandığı anda, bu şeyi yapacağımızı söylüyor. Bu kaçınılmazdır.&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;Hadi şimdilik, en kötü düşmanımız kendimiz değilmişiz gibi davranalım.&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;Yeterince uzakta durursanız, her şeye gülüp geçebilirsiniz.&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;Komşular ya da iş arkadaşları, her gün onların yanında oturmaktan başka bir şansınız olmadığı için tanıdığınız insanlardır.&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">                                                                      **********</p>
<div id="attachment_4341" style="width: 405px" class="wp-caption aligncenter"><a href="http://gezente.com/wp-content/uploads/2013/04/New_DSC_0207.jpg"><img decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-4341" class="wp-image-4341 size-full" src="http://gezente.com/wp-content/uploads/2013/04/New_DSC_0207.jpg" alt="Kurgudan da Garip" width="395" height="600" srcset="https://gezente.com/wp-content/uploads/2013/04/New_DSC_0207.jpg 395w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2013/04/New_DSC_0207-197x300.jpg 197w" sizes="(max-width: 395px) 100vw, 395px" /></a><p id="caption-attachment-4341" class="wp-caption-text">Chuck Palahniuk-Kurgudan da Garip</p></div>
<p style="text-align: justify;">Şimdi de sizi arka kapak yazısı ile baş başa bırakıyorum;</p>
<p style="text-align: justify;">Şurası gerçek ki Chuck Palahniuk, ister kafasının içinde ister hayatın içinde olsun, garip şeyler bulma<br />
konusunda inanılmaz becerikli bir yazar.</p>
<p style="text-align: justify;">Kurgudan da Garip adlı kitabında Palahniuk bizi herkesin sahnede çırılçıplak istediğiyle istediği biçimde sevişmekte özgür olduğu Montana&#8217;daki  Festivale; oradan kaşların yarıldığı, dudakların patladığı Olimpiyat güreş seçmelerine; daha sonra da motor yağlarının yerlere aktığı, tekerleklerin havada uçuştuğu biçerdöver parçalama yarışmasına götürüyor. Kendi hayatından örnekler veriyor ve bize Seattle sokaklarında köpek kılığında dolaşırken insanların nasıl tepki verdiğini anlatıyor. Gittiğimiz her yerde ve tanık olduğumuz her olayda görüyoruz ki hayatın kendisi hakikaten kurgudan da garip.</p>
<p style="text-align: justify;">Chuck Palahniuk bu kitabında ilginç kişilere tutuyor bazen mikrofonu. Örneğin, adını ünlü oyuncu Marilyn Monroe ve seri katil charles Manson&#8217;dan alan ünlü şarkıcı Marilyn Manson&#8217;u konuşturuyor; &#8220;Dünyayı değiştirebileceğinize inanacak kadar idealist olmanız bir bakıma devrimdir ama sonuçta kendinizden başka bir şeyi değiştiremeyeceğinizi anlarsınız.. Başarısız olabilirim ve bu şey işe yaramayabilir ama en azından bu benim seçtiğim bir şey. Mecbur kaldığım için yaptığım bir şey değil.&#8221;</p>
<p style="text-align: justify;">Chuck Palahniuk özel hayatının karanlık köşelerine ve &#8220;neyi, niçin, nasıl&#8221; yazdığına da değindiği bu kitabında, kendi edepsiz, rahatsız edici, yer yer baştan çıkarıcı üslubundan ödün vermeden, kurgunun gerçeğe, gerçeğin kurguya ne denli yakın durduğunu ve bizzat hayatın kendisinin ne denli şaşırtıcı olabileceğini birbirinden ilginç hikayelerle gösteriyor okura.<br />
Kurgudan da garip, yanıltmayan ama son derece şaşırtan bir kitap!</p><p>The post <a href="https://gezente.com/kitapligimda-chuck-palahniukdan-kurgudan-da-garip-var/">Kitaplığımda Chuck Palahniuk’dan “Kurgudan da Garip” var…</a> first appeared on <a href="https://gezente.com">Gezente.com</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://gezente.com/kitapligimda-chuck-palahniukdan-kurgudan-da-garip-var/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
