<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>peri bacaları - Gezente.com</title>
	<atom:link href="https://gezente.com/tag/peri-bacalari/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://gezente.com</link>
	<description>Gezente Bir Ruh Durdurulamaz!</description>
	<lastBuildDate>Fri, 08 Dec 2017 13:33:48 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.5</generator>
	<item>
		<title>Teleferik ile Erciyes&#8217;in zirvesine yolculuk&#8230;</title>
		<link>https://gezente.com/teleferik-ile-erciyesin-zirvesine-yolculuk/</link>
					<comments>https://gezente.com/teleferik-ile-erciyesin-zirvesine-yolculuk/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[gezente]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 May 2009 09:00:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[ERCİYES DAĞI]]></category>
		<category><![CDATA[KAPADOKYA]]></category>
		<category><![CDATA[YURT İÇİ]]></category>
		<category><![CDATA[Alaaddin Keykubad]]></category>
		<category><![CDATA[avanos]]></category>
		<category><![CDATA[Erciyes dağı]]></category>
		<category><![CDATA[Hunat cami]]></category>
		<category><![CDATA[kapadokya gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[kapadokya turu]]></category>
		<category><![CDATA[kapadokyada gezilecek yerler]]></category>
		<category><![CDATA[kayseri]]></category>
		<category><![CDATA[kızıl vadi]]></category>
		<category><![CDATA[Konstantin-Heleni Kilisesi]]></category>
		<category><![CDATA[Mahperi Hatun]]></category>
		<category><![CDATA[onyx taşı]]></category>
		<category><![CDATA[peri bacaları]]></category>
		<category><![CDATA[teleferik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://gezente.com/?p=1834</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bugün ilk olarak Avanos taş atölyelerinden birini ziyaret edeceğiz. Sabah kahvaltımızı aldıktan sonra yola çıkıyoruz. Taş atölyesinde Onyx taşının nasıl işlendiği hakkında bilgi veriliyor. Aynı zamanda orada anlatımı yapan yetkili, bir yüzük gösterip bunun ne olduğunu bilip bilmediğimizi soruyor, verilen cevaplar yakın da olsa doğru cevabı mekanın sahibinden alıyoruz. Haseki hatunların taktığı bir yüzükmüş 4 [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://gezente.com/teleferik-ile-erciyesin-zirvesine-yolculuk/">Teleferik ile Erciyes’in zirvesine yolculuk…</a> first appeared on <a href="https://gezente.com">Gezente.com</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Bugün ilk olarak <strong>Avanos</strong> taş atölyelerinden birini ziyaret edeceğiz. Sabah kahvaltımızı aldıktan sonra yola çıkıyoruz. Taş atölyesinde <strong>Onyx</strong> taşının nasıl işlendiği hakkında bilgi veriliyor. Aynı zamanda orada anlatımı yapan yetkili, bir yüzük gösterip bunun ne olduğunu bilip bilmediğimizi soruyor, verilen cevaplar yakın da olsa doğru cevabı mekanın sahibinden alıyoruz. Haseki hatunların taktığı bir yüzükmüş 4 sıra şerit halinde, üzerindeki yeşil zümrüt; verimliliği, kırmızı yakut; aşkı ve sadakati, koyu lacivert; doğurganlığı ve asaleti, beyaz olanda saflığı ifade ediyormuş. Satış bölümünde yine bu atölyede yapılan ürünleri görmek mümkün.Buradan ayrılıp eski adı Sinasos olan, Mustafa paşa&#8217;ya; Asmalı konak dizisinin ilk bölümlerinin çekildiği mekana gidiyoruz. Mekan şu anda otel olarak kullanılmakta ve içeri girmek isteyenler ayrıca bir ücret ödemek zorundalar. Bu mekanı gezmek yerine verilen serbest zamanı kullanarak civardaki evleri ve köyü gezmeye başlıyoruz. Burada evlerin çoğunda ev şarabı imal edilmekte aynı zamanda satışı da yapılmakta, şarap seven arkadaşlarımız o evlere gidip oradan bir kaç şişe şarap alıp geliyorlar bizde o esnada bulduğumuz bir kiliseye girmek istiyoruz kapısında tadilatta yazıyor. Kapıdaki güvenlik görevlisi ile konuşuyorum sadece girip bakmak istediğimizi bir kaç fotoğraf çekeceğimizi söylüyoruz neyse ki izin veriyor. Kapıyı bize açıyor. Tur kapsamı içinde olmadığından kilise hakkında en ufak bir fikrim yok ama çok beğeniyorum. Sonradan yaptığım araştırmalarda ise kilisenin adının <strong>Konstantin-Heleni Kilisesi</strong> olduğunu öğreniyorum. Girişindeki kapının üzerinde şu yazıyor; “ ben, en mukaddes kraliyet ailesinin kilisesiyim, Konstantin ve Helena’nın 1 Abdülmecit zamanında inşa edildim. <strong>Sinasos</strong> halkının gayretleri ve harcamalarıyla 1729 yılında tamamlandım ve 1850 de onarıldım.” Kilisede fotoğraf çektikten sonra Kayseri&#8217;ye gitmek üzere buradan ayrılıyoruz.</p>
<div id="attachment_1399" style="width: 778px" class="wp-caption aligncenter"><a href="http://gezente.com/wp-content/uploads/2011/05/Konstantin-Heleni-Kilisesi.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-1399" class="size-full wp-image-1399" src="http://gezente.com/wp-content/uploads/2011/05/Konstantin-Heleni-Kilisesi.jpg" alt="Konstantin-Heleni Kilisesi" width="768" height="1024" srcset="https://gezente.com/wp-content/uploads/2011/05/Konstantin-Heleni-Kilisesi.jpg 768w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2011/05/Konstantin-Heleni-Kilisesi-225x300.jpg 225w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a><p id="caption-attachment-1399" class="wp-caption-text">Konstantin-Heleni Kilisesi</p></div>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kayseri şehir merkezine geldiğimizde ilk olarak <strong>Hunat Camisi</strong>ni ziyaret ediyoruz.Burası <strong>Alaaddin Keykubad</strong>&#8216;ın hanımı <strong>Mahperi Hatun</strong> için 1238 tarihinde yaptırmış. Kayseri&#8217;nin Selçuklularından günümüze gelen en büyük camisiymiş. Hava sıcak ve anlatım uzadıkça yorulmaya başlıyorum, içeride bir çeşmesi ve kitap evleri olan cami avlusunda bir müddet dinleniyoruz ve öğle yemeği molası için serbest zaman veriliyor. Kayseri merkezdeyiz ve kesinlikle burada mantı yemeyi düşünüyorum.</p>
<p>&nbsp;</p>
<div style="width: 235px" class="wp-caption aligncenter"><a href="http://gezente.com/wp-content/uploads/2011/05/Hunat-Camii-225x300.jpg"><img decoding="async" title="Hunat Camii" src="http://gezente.com/wp-content/uploads/2011/05/Hunat-Camii-225x300.jpg" alt="Hunat Camii" width="225" height="300" /></a><p class="wp-caption-text">Hunat Camii</p></div>
<p style="text-align: justify;">Güzel yemekleri olduğu söylenen bir restoranda mantı siparişi veriyor ve pencereden Kayseri kalesinin surlarını inceliyoruz. Surların hemen arkasındaki sokaklarda işportadan kot pantalonu ucuza bulmak mümkün. Burada nalburlar, giyim dükkanları mevcut bir nevi pazar yeri ama daha bakımsız görünüyor. Biraz bekledikten sonra mantılarımız geliyor bir kaşık içine 40 adet sığar dedikleri meşhur mantıdan tadıyoruz. Mantı çok güzel burada yapılanlardan farklı olarak sanırım salçalı bir sos ile servis ediliyor. Benim bildiğim ise üzerine yoğurt ve kırmızı biber gibi baharatlarla kızgın yağ ile servis edileni. Muhteşem mantıları yedikten sonra mantı, pastırma alabileceğimiz bir yer tarifi istiyoruz buradan hediyelik pastırma ve mantıları alıyoruz ve bir bankamatik arayışı içine giriyoruz. Hemen cadde üzerinde bankalar mevcut işimizi hallettikten sonra turla buluşacağımız Hunat cami önüne hızlı adımlarla ilerliyoruz. Bütün heybeti ile karşımızda duran 3916 m yüksekliğindeki Erciyes dağına doğru otobüsle tırmanışa başlıyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Erciyes dağı</strong>, 20 milyon yıl önce etrafı denizlerle kaplı olan bir yermiş, yaklaşık 15 milyon yıl önce  Neojen döneminde yaşanan patlamalar ile gölün ortasında bu günkü Erciyes&#8217;ten 400 metre daha yüksek koni şeklinde bir dağın oluşmasına sebepolmuş.Tepede bulunan krateri iki baca beslediği için, buradan fışkıran lavların iri parçaları göl içerisinde tortulaşarak yeni bir tabaka; ince toz parçaları ise dağın 100 km. ötesine kadar savrularak buralarda kül yığınları meydana getirmiş. Bu durum, bu günkü Kayseri&#8217;nin çevresindeki bulunan taş ocaklarının ve Göreme çevresindeki Peri Bacalarının oluşmasına özellikle de bims dediğimiz krater küllerinin çevrede büyük kütleler halinde bulunmasına sebep olmuş…</p>
<p style="text-align: justify;">Erciyes dağı üzerinde hala kar görmek mümkün yaklaştıkça hava biraz daha soğuyor yukarıda bir teleferik var. 1 saatlik ve 30 dakikalık turlar şeklinde teleferikle gezmek mümkün. Aynı zamanda cafeleri olan bir mekan burada çay kahve içerken bir yandan dağın güzelliğini izleyebiliyorsunuz. Teleferik turuna katılmayı seçiyoruz bir battaniye alıp ayaklarımızın üzerine örterek ufak dağ turumuza başlıyoruz. Fotoğraf çekerken aşağıda kımıldayan bir şeyler fark ediyorum o uzaklıktan önce ne olduğunu anlayamasam da biraz daha dikkat edince minik sincapların dolaştıklarını ve yiyecek aradıklarını fark ediyorum. Aklıma TRT de bir zamanlar izlediğim Bob Ross un resim sevinci programı ve resim yaparken “şuradaki dağda büyük ağaçlar, onların dallarında minik sincaplar yaşarmış” diye anlattığı sincap hikayeleri geliyor. Ortam çok güzel, hava biraz soğuk olsa da battaniye ile korunmak mümkün. Mayıs ayında da olsak henüz tam olarak sıcaklar başlamış değil. Sincapları yukarıdan izleyerek krater gölü manzaralı mini turumuzu tamamlıyoruz. Bir çay alıp cafe de oturuyor ve doğanın güzelliği karşısında büyüleniyorum. Kayseri den ayrılırken gözlerimi kapıyor ve karlı dağ üzerinde dolaşan sincapları ve manzaranın güzelliğini düşünüyorum. Yeniden geri dönüş yolculuğumuz başlıyor ve Ürgüp&#8217; e geri dönüyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Kızıl vadi</strong> de gün batımını izleyeceğiz otobüslerden indiğimizde şarap ve içecek ikramı başlıyor. İçeceklerimizi alıp kendime gün batımını izleyebileceğim en güzel noktayı bulmaya çalışıyorum. Burası, gün batımı yaklaştıkça kalabalıklaşıyor herkes kendine izleyebileceği en güzel noktayı ararken biz çoktan yerimizi almış ve manzaranın keyfine başlamış oluyoruz. Bulunduğumuz yer aslında kızıl vadiyi en iyi gören yerlerden biri, kızıl vadi denmesinin sebebi de kızıla çalan bir toprak ve kaya görüntüsünün olması. Peribacaları arasında dans eden güneşin son ışıkları da kaybolmak üzereyken, bu güzelliği hafızama kaydediyorum. Güneş tamamen battıktan sonra otele geri dönüyoruz akşam yemeği yedikten sonra otelin bahçesinde oturuyoruz ve Kapadokya da ki son gecemizde odanın balkonundan etrafı fotoğraflıyorum. Ertesi gün zinde uyanmak için çok fazla oyalanmadan uyuyorum&#8230;</p><p>The post <a href="https://gezente.com/teleferik-ile-erciyesin-zirvesine-yolculuk/">Teleferik ile Erciyes’in zirvesine yolculuk…</a> first appeared on <a href="https://gezente.com">Gezente.com</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://gezente.com/teleferik-ile-erciyesin-zirvesine-yolculuk/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Göreme Açık Hava Müzesi&#8217;ndeyiz&#8230;</title>
		<link>https://gezente.com/goreme-acik-hava-muzesindeyiz/</link>
					<comments>https://gezente.com/goreme-acik-hava-muzesindeyiz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[gezente]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 17 May 2009 09:00:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÖREME]]></category>
		<category><![CDATA[KAPADOKYA]]></category>
		<category><![CDATA[YURT İÇİ]]></category>
		<category><![CDATA[açık hava müzesi]]></category>
		<category><![CDATA[Asmalı konak]]></category>
		<category><![CDATA[asmalı konak dizisi]]></category>
		<category><![CDATA[Aziz Basil]]></category>
		<category><![CDATA[Bahar]]></category>
		<category><![CDATA[dizi]]></category>
		<category><![CDATA[Elmalı kilise]]></category>
		<category><![CDATA[Eski Kilise]]></category>
		<category><![CDATA[göreme]]></category>
		<category><![CDATA[Göreme açık hava müzesi]]></category>
		<category><![CDATA[güvercinlik vadisi]]></category>
		<category><![CDATA[Halı atölyeleri]]></category>
		<category><![CDATA[halı nasıl dokunur]]></category>
		<category><![CDATA[isa]]></category>
		<category><![CDATA[Kana’nın düğünü]]></category>
		<category><![CDATA[Kudüs]]></category>
		<category><![CDATA[Lazarus]]></category>
		<category><![CDATA[Makine halısı]]></category>
		<category><![CDATA[meryem]]></category>
		<category><![CDATA[müze]]></category>
		<category><![CDATA[peri bacaları]]></category>
		<category><![CDATA[peri bacası]]></category>
		<category><![CDATA[semah]]></category>
		<category><![CDATA[Seymen ağa]]></category>
		<category><![CDATA[Türk gecesi]]></category>
		<category><![CDATA[Uçhisar kalesi]]></category>
		<category><![CDATA[Vaftizci Yahya]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni Kilise]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://gezente.com/?p=1830</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sabah erkenden yola çıkmak için 6:30’da uyanıyoruz. Otelin restoranında güzel bir kahvaltı yapıyoruz. Halı atölyelerini görmek için yola çıkıyoruz. Çok güzel bir bina içinde hem atölyesi hem de satış alanı olan bir çarşıya gidiyoruz. Önce halı nasıl dokunur eksper bunu anlatıyor sonra halılarda olması gereken özellikleri anlatıyor. Daha sonra üst kata çıkıyoruz, burada santimetre karesinde [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://gezente.com/goreme-acik-hava-muzesindeyiz/">Göreme Açık Hava Müzesi’ndeyiz…</a> first appeared on <a href="https://gezente.com">Gezente.com</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Sabah erkenden yola çıkmak için 6:30’da uyanıyoruz. Otelin restoranında güzel bir kahvaltı yapıyoruz. <strong>Halı atölyeleri</strong>ni görmek için yola çıkıyoruz. Çok güzel bir bina içinde hem atölyesi hem de satış alanı olan bir çarşıya gidiyoruz. Önce <strong>halı nasıl dokunur</strong> eksper bunu anlatıyor sonra halılarda olması gereken özellikleri anlatıyor. Daha sonra üst kata çıkıyoruz, burada santimetre karesinde bin tane ilmek olan halıyı görüyorum büyülenmemek mümkün değil ışığa göre renk değiştiren incecik dokunmuş yumuşacık dekor halı inanılmaz güzel görünüyor fiyatlarda buna göre pahalı tabi ki. Eksperin anlatımları çok güzel, kök boyası kullanılarak yapılan halıların yüzyıllar geçse de nasıl hala renklerinin canlı kalabildiğini anlatıyor bize. Çok eski halılar getiriyor 200 senelik bir halı elimizdeyken sanki dün yapılmışcasına güzel görünmesi bizi etkiliyor. Yurt dışından da oldukça fazla sipariş alıyorlarmış burada seçtikleri ya da siparişini verdikleri halılar adreslerine gönderiliyormuş. <strong>Makine halısı</strong> ile elde dokunan halı arasındaki farkları gördükten sonra başka halılara bakmak içimizden gelmiyor artık. Alt katta satış bölümü var beğendiğiniz halılar burada çantalarına konularak size teslim ediliyor. Halı atölyesindeki ziyaretimiz bittikten sonra Asmalı konak dizisi ile tanınan Konağa gidiyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Asmalı konak</strong>ta öğle yemeği yiyoruz. Açık büfe olduğundan yemekleri sırayla gidip alıyoruz. Yemekler fena değil genellikle bilindik şeyler var tavuk, köfte vs salata ise güzel. Bizim için hazırlanmış yerlere yöneliyoruz, sabah otelde tanıştığımız çift ile aynı masada oturup sohbet ediyoruz, sohbet oldukça keyifli turun kalanında birbirimizin fotoğraflarını çekerek yeni bir arkadaşlığın temellerini atıyoruz ki bu arkadaşlık tur sonrası İstanbul&#8217;a döndüğümüzde de devam ediyor. Yemekte karşımıza yaşlı bir çift oturuyor aslında yaşlı demek onların enerjisine haksızlık olur orta yaşlı desek daha doğru. Sürekli alışveriş yapıyorlar ve alışveriş torbalarını da eşi taşıyor bir yandan da bize şaka ile karışık &#8221; Hanımlar alış veriş yapar, beylerin vazifesi ise onları taşımaktır &#8221; diyor. Birçok ülke gezmişler<strong> İtalya</strong> anılarını anlatıyorlar, uzun zaman önce gittiklerinden ama kısa zamanda yeniden gitmek istediklerinden bahsediyorlar. O kadar sevimliler ki onlara bakıp keşke ben de yaşlandığımda onlar gibi olabilsem diye içimden geçiriyorum. Pozitif enerjilerini hissedebiliyorsunuz, güzel bir sohbet eşliğinde devam eden yemek bittiğinde Asmalı Konağı ve odalarını geziyoruz bir yandan da dizi çekilirken yaşanan olaylar anlatılıyor. Diziyi takip etmediğim için bana <strong>Seymen ağa</strong> ve <strong>Bahar</strong> oldukça uzak gelse de Konağın içinde ki fotoğraflarını gördüğüm zaman hayalimde bir şeyler canlanıyor. Yatak odaları, mutfağı içinde dizi çekilirken kullanılan eşyaların bir kısmı hala muhafaza edilmekte, tabi ki bizde her köşesini fotoğraflamaktan geri kalmıyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;">Asmalı Konak gezisinden sonra <strong>Uçhisar kalesi</strong> ve Güvercinlik vadisini görmek için yola çıkıyoruz. Uçhisar kalesi bölgenin en yüksek içinde yerleşimi. 1950 yıllarına kadar bu kale gibi yüksek, içi oda oda oyulmuş <strong>peri bacası</strong>nda yaşam sürüyormuş. İçinde 3 tane mezar odası var, ilk zamanlarda <strong>Hıristiyanlar</strong>ın saklanma yeri olarak kullanılmış. Mezarlar çok küçük olduğu için burada cücelerinde yaşadığı rivayet edilirmiş. Burası güvercinlik vadisini de görebildiğiniz manzarası çok güzel bir yer. Uçhisar kalesine tırmanış biraz uzun sürüyor tahta merdivenler, yer yer ise kayaların oyulması ile yapılmış merdivenlerden, çeşitli oyukların içinden girip çıkarak kalenin üstüne tırmanıyoruz. Rehberimizin bölgeye hakim bu noktada bir süre anlatımları devam ediyor göreme bölgesini nereleri gezeceğimizi kabaca buradan gösteriyor. Fotoğraf makinemi çıkartıyorum anlatımlar devam ederken her zaman ki gibi gruptan uzaklaşarak fotoğraf çekmeye başlıyorum. Yükseklik korkum zaten had safhada ve burada korkulukta olmadığından kenarlara fazla yaklaşmamaya dikkat ederek dolaşıyorum. Kale değimiz oyuklarla dolu bu peri bacasının her yeri deyim yerindeyse delik deşik. Yürürken ayağım sürekli çukura girip duruyor etrafa bakarken birkaç kere ayağımı burkmaya ramak kalıyor. Dikkatli olmak gerekir, öğle vaktinde tırmandığımız için hava çok sıcak yanınızda şapka yoksa başınıza güneş geçebilir. Yanınızda su bulundurmanızı tavsiye ederim. Çok yoruluyorum ama manzara buna değiyor etrafı seyrettikten sonra aşağı iniş başlıyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Buradan<strong> güvercinlik vadisi</strong>ne geçiyoruz, zaten çok yakın olduğu için fazla zaman almıyor. Burada hediyelik eşya satanyerler var ve meşhur nazar boncuklu ağaçta üzerinde bolca güvercini ile burada bulunuyor. Neden mi meşhur dedim çünkü kim gitse ağacın yanında fotoğraf çekiliyor tabi ki bende bu furyadan geri kalmıyorum ağacı, etraftaki onlarca güvercini fotoğraflıyorum. Bahsetmiş miydim bilmiyorum ama burada güvercin beslenmesinin sebebi bölgenin tüflü yapısından dolayı toprağın verimsiz oluşu ve ekilip biçilebilir hale getirmek için ilk Hıristiyanlardan bu yana güvercin gübresi kullanılırmış bunu elde etmek içinde dağlarda birçok güvercin oyukları var buraya tahtalardan yuva yapılırmış buradan topladıkları gübreleri de toprağın verimini artırmak için kullanırlarmış. Güvercinler, rengarenk gökkuşağı gibi üzerimizden geçerken onlar gibi özgürce uçma düşüncesi sarıyor belleğimi. Bir süre dinleniyoruz burada da yapılacak fazla bir şey yok o nedenle <strong>Göreme açık hava müzesi</strong>ne gidiyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;">Açıkhava müzesi girişi önünde rehber anlatımlarına başlıyor. Bu bölge <strong>Aziz Basil</strong> tarafından 4 yy civarı dini bir eğitim merkezi olarak kurulmuş. Girişte bizi ilk karşılayan yapı rahibeler manastırı. İçinde yemekhanesi, şapeli, mutfağı bulunan büyük bir yapı. Karşısında ise rahipler manastırı mevcut. Odalar birbirine tüneller yardımı ile bağlanıyor. Yine hemen girişte Aziz Basil şapeli mevcut. Yürümeye devam ediyoruz <strong>Elmalı kilise</strong>yi görüyoruz elmalı denmesinin sebebiburadaki resimli betimlemelerden birinde melek Mikail’in elindeki yuvarlak kürenin elmaya benzetilmesidir. Kiliselerdeki resimlerin çoğu birbirine benziyor, Hz. <strong>Meryem</strong>’in bir ahır içinde Hz. <strong>İsa</strong>’yı doğurmasını anlatan İsa’nın doğum sahnesinde bir bebek ve başında bekleyen iki öküzün nefesi ile onu ısıtmaya çalışması tasvir edilmiş, diğer sahnede eşek sırtında Kudüs’e girişleri ve vaftizci Yahya’nın Ürdün nehri kenarında İsa’yı vaftiz edişi var. Genel olarak aklımda kalan sahneler bunlar ama en güzel çizimler bana göre Tokalı kilise içinde olanlar, hem renkleri hem de büyüklüğü bakımdan buradaki resimler beni daha çok etkiliyor nedense. Kilisede mavi renkler ağırlıkta, kilise 4 bölümden oluşuyor . Bunlardan tek nefli olanı <strong>Eski Kilise</strong>. Nef nedir kısaca açıklayayım; eski kiliselerde binanın ana aksi yönünde devam eden koridorlardan her birine verilen isim. <strong>Yeni Kilise</strong>, Eski Kilisenin altında. Yeni Kilisenin kuzeyinde Yan Şapel bulunuyor. İnternetten aldığım bilgileri burada da paylaşmak istedim. Tokalı kilisede eski şapel yıkılıp yenisi yapıldıktan sonra duvarlarda şu resimler çizilmiş; Tonozun ortasına aziz tasvirleri, sağ kanadına da; Müjde, Ziyaret, Bakireliğin ispatı, Beytüllahim’e yolculuk, Doğum sahneleri; sol kanattaki üst panelde; <strong>Elizabeth’in takip edilmesi</strong>, <strong>Vaftizci Yahya</strong>’nın görevlendirilmesi, <strong>Vaftizci Yahya’nın kehaneti</strong>, İsa’nın Vaftizci Yahya ile buluşması, Vaftiz sahnesi, <strong>Kana’nın düğünü</strong>; sol kanattaki orta panelde, Ekmeklerin ve balıkların çoğaltılması, Havarilerin görevlendirilmesi, Kör adamın iyileştirilmesi, <strong>Lazarus</strong>’un diriltilmesi; sağ kanattaki alt panelde; <strong>Kudüs</strong>’e giriş, Son Akşam yemeği, İhanet, İsa Platus önünde, sol kanattaki alt panelde; İsa Golgota yolunda, İsa’nın çarmıha gerilmesi, İsa’nın çarmıhtan indirilmesi, İsa’nın gömülmesi, Kadınlar boş mezar başında, İsa’nın cehenneme inişi, İsa’nın göğe yükseliş sahneleri bulunmakta. Bu panelin altında aziz tasvirleri; Girişin üstünde ise başkalaşım sahneleri yer almakta. Kilise içinde yine aydınlatma olmadığından fener eşliğinde rehberimizi dinliyoruz ve aynı anda boynumuz tutulsa da tavandaki resimleri incelemeye çalışıyoruz. Genel olarak Kiliseler oldukça tahrip edilmiş, eskiden bu bölge İstanbul&#8217;a ulaşmak için geçilmesi gereken bir geçit olduğundan sürekli uğrak noktası durumundaymış. Dolayısıyla geçen kişiler ya da ordular tarafından sürekli tahribata uğramış. Göreme açık hava müzesi gezimiz sonrasında <strong>Türk gecesi</strong>ne hazırlanmak için otele geri dönüyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;">Türk gecesinin yapılacağı mekan güzel, beğeniyorum. Geniş bir alanda ortasında yuvarlak bir sahne var sahne gösteribaşladığında 1 m kadar yükselip herkesin görebileceği bir seviyeye geliyor. Önce semah başlıyor bunun için semazenler siyah bir pelerin ile ney eşliğinde sahneye geliyorlar. Başlamadan önce hepsi hocalarının elini öpüyor ve birbirlerine selam veriyorlar. <strong>Semah</strong> başladığında dünyevi duygulardan kurtulmak adına siyah pelerinlerini çıkartıyorlar hocaları hariç. O aralarında dolaşarak semah sırasında birlerine çarpmalarını engellemek adına yönlendiriyor. Huzuru bozmamak adına salonda servis duruyor ve çatal bıçak kullanıp gürültü yapmak yasak. Etraftaki turistler büyük bir ilgi ile izliyorlar. Semahtan sonra ise halk oyunları başlıyor, en başında ufak bir gösteri yapılıyor bir damat tıraşı ve gelin alma olayı oldukça komik bir şekilde sahneleniyor. Halk oyunlarından sonra ise bütün erkeklerin merakla bekledikleri an geliyor ve sahneye dansöz çıkıyor. Ufak bir hayal kırıklığı yaşadıkları yüzlerinden hemen belli oluyor. Dansöz ortamı eğlendirmek için bir kaç turist alıp sahnede dans etmesini öğretiyor kıvıramayan erkekler oldukça güldürüyor bizi. Hele bir japon var ki kendini yerden yere atıyor ve bizde gülmekten kırılıyoruz. Gecenin sonuna doğru ise herkes piste çıkıp bir güzel kurtlarını döküyor. Gece yarısına doğru çok eğlenmiş olarak otele yüzümüzde kocaman bir tebessümle geri dönerken otobüste kıvrak müziklere eşlik ederek geceyi bitiremeyenleri izliyoruz. Çok yorgun olduğumdan hemen uyuyorum.</p>
<p style="text-align: justify;"><p>The post <a href="https://gezente.com/goreme-acik-hava-muzesindeyiz/">Göreme Açık Hava Müzesi’ndeyiz…</a> first appeared on <a href="https://gezente.com">Gezente.com</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://gezente.com/goreme-acik-hava-muzesindeyiz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Güzel Atlar diyarı Kapadokya&#8217;ya gidiyoruz&#8230;.</title>
		<link>https://gezente.com/guzel-atlar-diyari-kapadokyaya-gidiyoruz/</link>
					<comments>https://gezente.com/guzel-atlar-diyari-kapadokyaya-gidiyoruz/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[gezente]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 16 May 2009 09:00:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[KAPADOKYA]]></category>
		<category><![CDATA[PERİ BACALARI]]></category>
		<category><![CDATA[YURT İÇİ]]></category>
		<category><![CDATA[Bektaşilik]]></category>
		<category><![CDATA[cavuşin]]></category>
		<category><![CDATA[Güzel Atlar Diyarı]]></category>
		<category><![CDATA[Hacı Bektaş-ı Veli]]></category>
		<category><![CDATA[Hz. Ali]]></category>
		<category><![CDATA[Kahveci Baba]]></category>
		<category><![CDATA[Kapadokya]]></category>
		<category><![CDATA[Nadar Avlusu]]></category>
		<category><![CDATA[Nevşehir]]></category>
		<category><![CDATA[Paşabağ]]></category>
		<category><![CDATA[Paşabağ- Derbent Vadisi]]></category>
		<category><![CDATA[peri bacaları]]></category>
		<category><![CDATA[üçler çeşmesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://gezente.com/?p=1828</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yeniden yollara düştük, bu sefer gideceğimiz yer Güzel Atlar Diyarı yani Kapadokya bölgesi. Akşam 21.30 da yolculuk başlayacak, Beşiktaş İnönü Stadyum’u önünde toplanacağız hazırlanıp evden çıkıyoruz. Trafik yoğun taksiye biniyoruz ama fazla hızlı ilerleyemiyoruz. Tur rehberimiz arıyor ve yolda olduğumuzu söylüyoruz. Neyse ki yetişiyoruz, kendimizi otobüse zar zor atıyoruz, ilk durak Kadıköy Salı Pazarı önü [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://gezente.com/guzel-atlar-diyari-kapadokyaya-gidiyoruz/">Güzel Atlar diyarı Kapadokya’ya gidiyoruz….</a> first appeared on <a href="https://gezente.com">Gezente.com</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Yeniden yollara düştük, bu sefer gideceğimiz yer <strong>Güzel Atlar Diyarı</strong> yani <strong>Kapadokya</strong> bölgesi. Akşam 21.30 da yolculuk başlayacak, Beşiktaş İnönü Stadyum’u önünde toplanacağız hazırlanıp evden çıkıyoruz. Trafik yoğun taksiye biniyoruz ama fazla hızlı ilerleyemiyoruz. Tur rehberimiz arıyor ve yolda olduğumuzu söylüyoruz. Neyse ki yetişiyoruz, kendimizi otobüse zar zor atıyoruz, ilk durak <strong>Kadıköy Salı Pazarı</strong> önü orada araç değiştireceğiz. Kadıköy de transferimiz gerçekleşirken bende kendime şişme bir yastık alıyorum hani şu yolculuklarda kullanılandan. Malum gece yolculuğu yapacağız ve ben otobüste uyumak konusunda başarılı değilim. Uzun bir yolculuktan sonra sabah 7 -8 arası bir mola verip kahvaltı yapıyoruz ve yola devam ediyoruz, sabah saatlerinde <strong>Nevşehir</strong>&#8216; e ulaşıyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;">İlk olarak makamını ziyaret ediyoruz. Hacı Bektaş-ı Veli 13 yy da yaşamış, aleviliğin oluşması ve yayılmasında büyük çaba harcamış. Yeniçerilerin yetişmesinde <strong>Bektaşilik</strong> kavramı denilen düşüncenin oldukça etkili olduğu söylenmekte. Hoşgörü, insancıllık, eşitlik bu düşüncenin temelini oluşturarak Osmanlı&#8217;nın batıya açıldığında Hıristiyanlığı anlayışla karşılamasında Bektaşi geleneği ile yetişen yeniçerilerin önemli rolü olduğu düşünülüyor. Hacı Bektaş-ı Veli’nin dergahının avlusu <strong>Nadar Avlusu</strong> adıyla anılıyor, eskiden kapının girişinde &#8216;<strong>Burası aşıkların kabesidir, eksik gelen tamam olur&#8217;</strong> yazıyormuş. Avlunun içinde <strong>üçler çeşmesi</strong> var, dergah avlusu denilen daha içteki avluda ise aslanlı bir çeşme var. Aslanın <strong>Hz. Ali</strong>&#8216;yi temsil ettiği düşünülüyormuş, çünkü Hz Ali&#8217;ye Allah&#8217;ın aslanı da deniliyor. Bunun sebebi ise &#8221;Hz Muhammed, Mihraca yükselirken, önünü bir aslan kesmiş ve bana en değerli eşyan neyse onu ver ki sana yol vereyim demiş. Hz Muhammed’te Hz Fatma&#8217;nın kendisine hediye ettiği yüzüğü parmağından çıkartıp aslanın ağzına vermiş, daha sonra Hz Muhammed bunu bir mecliste anlatırken Hz Ali ağzından yüzüğü çıkartıp Hz Muhammed&#8217;e geri vermiş &#8221; bu tabirde buradan gelmekteymiş. Avludan geçerken <strong>Kahveci Baba</strong> denilen kişinin mezarı hemen ayaklarımızın altında duruyor. Bunun hikayesini ise rehber şöyle anlatıyor; &#8216;Kahveci baba, ben dibekle kahve döverken çok gürültü yaptım öldüğümde mezarımı öyle bir yere yapın ki insanlar üzerimden gelsin geçsin ve ben onların gürültüleriyle huzur bulayım demiş.&#8217; Bizde isteğini kırmadan üzeri mermerle kaplı yerle aynı seviyede olan mezarın üzerinden geçerek Aşevi&#8217; ne varıyoruz. Aşevi içinde devasa büyüklükte kazanlar, ocak körükleri, ağırlıklar, kantarlar, baharat kutuları, kandiller mevcut. İçerideki dev kazanların üzerinde 12 boynuzlu geyik kafası var. Bunun anlamı yemek hazır olduğunda geyik kafası kapının dışına asılırmış bu yemek hazır anlamına gelirmiş. Dergahta kalacak olan kişiler 3 gün misafir edilir daha sonra bir işin ucundan tutması ve yediği lokmayı hak etmesi istenirmiş. Önce kazanlarda pilav pişermiş daha sonra da pilavın yağı ile hoşaf yapılırmış. Yeniçerinin kazan kaldırması olayını tarihten az çok hepimiz biliriz bu olayda şu şekilde gerçekleşmiş; Bir gün dergahta bir nedenden ötürü pilav yapılamamış önce hoşaf yapılmış  ama hoşafa yağ olmadığı için yağ konulamamış. Dolayısıyla hoşafın yağı olmamış ve olay çıkarmak için bahane arayan yeniçeriler nerde bizim hoşafın yağı devlet hoşafın yağını da kısar oldu diyerek kazanları kaldırıp gürültü çıkartarak isyan çıkarmışlar. Kazan kaldırmak deyimi de buradan geliyormuş.</p>
<p style="text-align: justify;">Buradan ayrılıp <strong>Hacı Bektaş-ı Veli</strong>nin türbesine gidiyoruz. Türbenin içinde yerler halı kaplı ve içeride bir çok döneme ait eşya var; Hz Ali&#8217;nin el yazması, Camili bir saat, derviş küpeleri, yeniçerilerin flaması, sancak alemi var.İçerisi müze gibi bu eşyaları da görüyoruz, daha sonra çilehane denilen dar ve alçak kapılı bir odaya giriyoruz, bunun sebebi eğilerek girerek hem saygıda bulunmuş olmak hem de adına uygun çile mekanına girerken biraz zorlanmak. Burayı da gördükten sonra yavaş yavaş otobüse doğru yürümeye başlıyoruz. Sırada çömlek yapımı hakkında bilgi almak var ve bir çömlekçiye doğru yola çıkıyoruz. Uygulamalı olarak çömlek yapacağız. Hangi ısıda pişirildiği nasıl boyandığı gibi anlatımlar yapılıyor hatta isteyen bir kişide orada uygulamaya katılabiliyor. Satış bölümünde ise usta kişilerin yaptığı çeşit çeşit hediyelik eşyalar satılmakta. Üzerlerindeki işlemeler o kadar zarif yapılmış ki beğenmemek mümkün değil. Aynı eşyaları İstanbul&#8217;da bolca görmek mümkün ama orda ki kadar güzel değiller. Öğle yemeği vakti yaklaşırken Uranüs restoran adlı, tüflerin oyulması yapılmış oldukça otantik bir mekana geçiyoruz, girişinde iki tane kartal heykeli bizi karşılıyor. Burada kanun eşliğinde ve otantik kıyafetler giymiş garsonların dağıttığı sucuklu kuru fasulye ve testi kebabı yiyoruz. Yemeğin sunum şekli, testinin önümüzde kırılması ve servisi gerçekten çok güzel. Öğle yemeğimizden sonra Çavuşin&#8217;e doğru yola çıkıyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Çavuşin</strong>, bölgesi çok eski bir yerleşim yeri. M.S. 56 yılında genellikle Romalı askerlerden kaçan misyonerlerin buradaki tüflü kayaları oyarak kendilerine gizli sığınaklar yapmaya başlaması ile kullanılmaya başlanmış. Zamanla oradaki yerli halkta Romalıların baskısından kurtulmak için kayaların içine oyuklar yapmaya başlamışlar. Hatta uzun zaman saklanmak için yiyecek depoları, ibadet edecekleri şapeller, hayvanları bağlayacakları ahırlar bile kazmışlar. Her biri oldukça ilginç olan oyuklar içinde kaybolmak mümkün çünkü hepsi birbirine benziyor. Burada serbest zaman veriliyor ve biz bu tüflü mimari içinde dolaşmaya başlıyoruz. Ev denilen oyuklar içinde mutfak bölümünde ateş yandığı için duvarları tamamen siyah olmuş durumda ve günümüze kadar da bu şekilde korunmuş. Rehberin anlattığı hikayeleri dinlerken Romalıların şehre saldırısını, bunu gören gözcü birliklerin halka haber verişini, halkın oyuklara saklanıp kapılarını yuvarlak büyük kaya parçalarıyla kapayışlarını, halkın yaşadığı panik ve korkuyu hayal ediyorum. Çok fazla zamanımız olmadığından buradan ayrılarak <strong>Paşabağ- Derbent Vadisi</strong>ne doğru yola çıkıyoruz.</p>
<div id="attachment_2523" style="width: 1034px" class="wp-caption aligncenter"><a href="http://gezente.com/wp-content/uploads/2009/05/pasabag-derbent-vadisi-6.jpg"><img decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-2523" class="wp-image-2523 size-full" src="http://gezente.com/wp-content/uploads/2009/05/pasabag-derbent-vadisi-6.jpg" alt="Pasabag Derbent Vadisi " width="1024" height="768" srcset="https://gezente.com/wp-content/uploads/2009/05/pasabag-derbent-vadisi-6.jpg 1024w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2009/05/pasabag-derbent-vadisi-6-300x225.jpg 300w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2009/05/pasabag-derbent-vadisi-6-400x300.jpg 400w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a><p id="caption-attachment-2523" class="wp-caption-text">Pasabag Derbent Vadisi</p></div>
<p style="text-align: justify;"><strong>Paşabağ</strong> bölgesine geldiğimizde sürekli fotoğraflarını görmekten neredeyse ezberlediğim vadiyi yakından görme imkanı bulmuş oluyorum. <strong>Peri bacaları</strong>nın oluşumunu herkes coğrafya derslerinden hatırlar üst tarafı daha sert alt tarafı daha yumuşak katmandan oluşan dağ yamacının rüzgar ve yağmur ile aşınması sonucu ilginç şekiller ortaya çıkmış. Eskiden buradaki oyuntuların içini keşişler ibadet yeri olarak ta kullanıldığından bu bölgeye Rahipler vadisi de diyorlar.</p>
<div id="attachment_2154" style="width: 1034px" class="wp-caption aligncenter"><a href="http://gezente.com/wp-content/uploads/2012/03/pasabag-derbent-vadisi-5.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-2154" class="size-full wp-image-2154" src="http://gezente.com/wp-content/uploads/2012/03/pasabag-derbent-vadisi-5.jpg" alt="Pasabag Derbent Vadisi " width="1024" height="768" srcset="https://gezente.com/wp-content/uploads/2012/03/pasabag-derbent-vadisi-5.jpg 1024w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2012/03/pasabag-derbent-vadisi-5-300x225.jpg 300w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2012/03/pasabag-derbent-vadisi-5-400x300.jpg 400w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a><p id="caption-attachment-2154" class="wp-caption-text">Pasabag Derbent Vadisi</p></div>
<p style="text-align: justify;">Meşhur deve şeklindeki peri bacasını görüyoruz hemen arka tarafta daha geride olan ve uzaktan elleri açık rahibeye benzeyen Meryemana peri bacasını görüyoruz. Buradaki şekilleri hayal gücünüz sayesinde çok değişik suretlere sokmanız mümkün.</p>
<div id="attachment_2460" style="width: 1034px" class="wp-caption aligncenter"><a href="http://gezente.com/wp-content/uploads/2009/05/pasabag-derbent-vadisi-4.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-2460" class="size-full wp-image-2460" src="http://gezente.com/wp-content/uploads/2009/05/pasabag-derbent-vadisi-4.jpg" alt="Pasabag Derbent Vadisi " width="1024" height="768" srcset="https://gezente.com/wp-content/uploads/2009/05/pasabag-derbent-vadisi-4.jpg 1024w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2009/05/pasabag-derbent-vadisi-4-300x225.jpg 300w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2009/05/pasabag-derbent-vadisi-4-400x300.jpg 400w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a><p id="caption-attachment-2460" class="wp-caption-text">Pasabag Derbent Vadisi</p></div>
<p style="text-align: justify;">Bir elin parmaklarına benzeyen başka bir peri bacası çıkıyor karşımıza bir süre önünde durup fotoğraf çekiliyoruz ve rehber bizi serbest bırakıyor bende hayal vadisinde, kendimi garip yaratıklarla savaşan bir kahraman gibi hissederek dolaşıyorum. Her an bir köşeden bir yaratık çıkacak ve onu yenerek dünyayı kurtaracakmışım gibi hissediyorum. Gizli ışın kılıcımı saklayarak kötülüklerle savaşmak adına vadi içinde kayboluyorum.</p>
<div id="attachment_1387" style="width: 1290px" class="wp-caption aligncenter"><a href="http://gezente.com/wp-content/uploads/2011/05/Derbent-Vadisi.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-1387" class="wp-image-1387 size-full" src="http://gezente.com/wp-content/uploads/2011/05/Derbent-Vadisi.jpg" alt="Pasabag Derbent Vadisi " width="1280" height="898" srcset="https://gezente.com/wp-content/uploads/2011/05/Derbent-Vadisi.jpg 1280w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2011/05/Derbent-Vadisi-300x210.jpg 300w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2011/05/Derbent-Vadisi-1024x718.jpg 1024w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2011/05/Derbent-Vadisi-427x300.jpg 427w" sizes="(max-width: 1280px) 100vw, 1280px" /></a><p id="caption-attachment-1387" class="wp-caption-text">Pasabag Derbent Vadisi</p></div>
<p style="text-align: justify;">Akşamüstü yaklaşırken şarap tadımı yapmak için Turasan şarap fabrikasına gidiyoruz. Burada şarabın nasıl yapıldığını en başından itibaren anlatarak gezdiriyorlar. Şarap yapımı anlatımından sonra tadım ve satış kısmı için ön salona geçiyoruz. Kırmızı ve beyaz şarap tadımları burada yapılıyor isteyen buradan uygun fiyata satında alabiliyor. Akşam güneşi Güzel Atlar Diyarında batmak üzereyken otele doğru yola çıkıyoruz.</p><p>The post <a href="https://gezente.com/guzel-atlar-diyari-kapadokyaya-gidiyoruz/">Güzel Atlar diyarı Kapadokya’ya gidiyoruz….</a> first appeared on <a href="https://gezente.com">Gezente.com</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://gezente.com/guzel-atlar-diyari-kapadokyaya-gidiyoruz/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
