<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>tiber nehri - Gezente.com</title>
	<atom:link href="https://gezente.com/tag/tiber-nehri/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://gezente.com</link>
	<description>Gezente Bir Ruh Durdurulamaz!</description>
	<lastBuildDate>Sat, 09 Dec 2017 16:28:31 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.5</generator>
	<item>
		<title>Roma içinde küçük bir ülke; Vatikan&#8230;</title>
		<link>https://gezente.com/vatikan/</link>
					<comments>https://gezente.com/vatikan/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[gezente]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 24 Sep 2011 04:53:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İTALYA]]></category>
		<category><![CDATA[MÜZELER]]></category>
		<category><![CDATA[VATİKAN]]></category>
		<category><![CDATA[YURT DIŞI]]></category>
		<category><![CDATA[airport]]></category>
		<category><![CDATA[Bernini]]></category>
		<category><![CDATA[Carlo Maderno]]></category>
		<category><![CDATA[Castel Sant Angelo]]></category>
		<category><![CDATA[Cem Sultan]]></category>
		<category><![CDATA[city]]></category>
		<category><![CDATA[Dan Brown]]></category>
		<category><![CDATA[Delivarence of St. Peter]]></category>
		<category><![CDATA[dikilitaş]]></category>
		<category><![CDATA[dünyanın en küçük ülkesi]]></category>
		<category><![CDATA[elips]]></category>
		<category><![CDATA[Fatih Sultan Mehmet]]></category>
		<category><![CDATA[Gregory]]></category>
		<category><![CDATA[Hadrian]]></category>
		<category><![CDATA[hava alanı]]></category>
		<category><![CDATA[Işığın yaradılışı]]></category>
		<category><![CDATA[italy]]></category>
		<category><![CDATA[italya]]></category>
		<category><![CDATA[Katolik kilisesi]]></category>
		<category><![CDATA[Mass of Bolsena]]></category>
		<category><![CDATA[Mc Donalds]]></category>
		<category><![CDATA[melek]]></category>
		<category><![CDATA[melek kalesi]]></category>
		<category><![CDATA[Michalengelo]]></category>
		<category><![CDATA[Mikail]]></category>
		<category><![CDATA[muhafız birliği]]></category>
		<category><![CDATA[Nesimi]]></category>
		<category><![CDATA[Nuh’un şarhoşluğu]]></category>
		<category><![CDATA[panteon]]></category>
		<category><![CDATA[Paoline odaları]]></category>
		<category><![CDATA[papa]]></category>
		<category><![CDATA[papanın evi]]></category>
		<category><![CDATA[Penne arabiata]]></category>
		<category><![CDATA[Piazza Navona]]></category>
		<category><![CDATA[Piazza san Pietro]]></category>
		<category><![CDATA[Pizza]]></category>
		<category><![CDATA[Raphael odaları]]></category>
		<category><![CDATA[roma]]></category>
		<category><![CDATA[rome]]></category>
		<category><![CDATA[ruhani lider]]></category>
		<category><![CDATA[Satanza di Eliodoro]]></category>
		<category><![CDATA[Sistine Şapeli]]></category>
		<category><![CDATA[St Veronica]]></category>
		<category><![CDATA[St. Longinus]]></category>
		<category><![CDATA[St. Peter bazilikası]]></category>
		<category><![CDATA[Termini tren istasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[tiber nehri]]></category>
		<category><![CDATA[Tiramusu]]></category>
		<category><![CDATA[vaticano]]></category>
		<category><![CDATA[vatikan]]></category>
		<category><![CDATA[vatikan bahçeleri]]></category>
		<category><![CDATA[vatikan müzesi]]></category>
		<category><![CDATA[vatikan postanesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://gezente.com/?p=1084</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bugün İtalya’da ki son gezi günümüz ve biz Vatikan’ı gezeceğiz. Yarın öğlen uçakla geri dönüyoruz. Otelde son hazırlıklarımızı yapıyoruz. Vatikan’da ki kuyrukların çok uzun olduğunu okuduğumdan daha fazla oyalanmadan çıkalım diyoruz. Vatikan da kıyafet konusunda denetimin sıkı olduğunu duymuştum bu nedenle kot – t shirt giyiyoruz. Termini istasyonuna gidip artık alışkın olduğumuz metro hattına iniyoruz [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://gezente.com/vatikan/">Roma içinde küçük bir ülke; Vatikan…</a> first appeared on <a href="https://gezente.com">Gezente.com</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Bugün <strong>İtalya</strong>’da ki son gezi günümüz ve biz <strong>Vatikan</strong>’ı gezeceğiz. Yarın öğlen uçakla geri dönüyoruz. Otelde son hazırlıklarımızı yapıyoruz. Vatikan’da ki kuyrukların çok uzun olduğunu okuduğumdan daha fazla oyalanmadan çıkalım diyoruz. Vatikan da kıyafet konusunda denetimin sıkı olduğunu duymuştum bu nedenle kot – t shirt giyiyoruz. Termini istasyonuna gidip artık alışkın olduğumuz metro hattına iniyoruz jetonlarımızı alıp metroya atlıyoruz bizim gibi o anda Vatikan’a giden güruh ile birlikte metrodan sürü halinde iniyoruz bu sırada kaybolmanız mümkün değil çünkü herkes birbirini ittirerek aynı yöne gidiyor nerdeyse adım atmasanız bile sizi kaldırıp sürükleyecek gibi ısrarcı şekilde itiş kakışla yürüyorlar.</p>
<div style="width: 810px" class="wp-caption aligncenter"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="ngg-singlepic ngg-center" src="http://gezente.com/wp-content/gallery/vatikan/piazza-san-pietro-10.jpg" alt="Piazza San Pietro" width="800" height="531" /><p class="wp-caption-text">Piazza San Pietro</p></div>
<p style="text-align: justify;">Tarihinden bahsetmek gerekirse; Vatikan Tiber nehrinin batı kıyısında 1929 dan beri müstakil bir devlet olarak varlığını sürdürüyor.  Yaklaşık 1000 vatandaşı var, bunların büyük bir çoğunluğunu din adamları ve tabi ki muhafız birliği oluşturuyor. Vatikan’ın kendisine ait bir radyo istasyonu, günlük gazetesi, posta hizmetleri ve rengarenk kıyafetleriyle muhafız birliği var. Michalengelo tarafından tasarlanan kıyafetleri giyen bu birlik Vatikan’ın en renkli simalarını oluşturuyor bana göre.</p>
<div style="width: 810px" class="wp-caption aligncenter"><img decoding="async" class="ngg-singlepic ngg-center" src="http://gezente.com/wp-content/gallery/vatikan/piazza-san-pietro-1_0.jpg" alt="Piazza San Pietro" width="800" height="531" /><p class="wp-caption-text">Piazza San Pietro</p></div>
<p style="text-align: justify;">St. Peter adlı azizin Vatikan’ın içinde gömülü olduğuna inanılıyor ve buraya yapılan dev bazilikaya da bu yüzden onun adı verilmiş “St. Peter Bazilikası”. Vatikan Katolik kilisesinin başı olduğundan Papanın sözleri burda kanun sayılıyor… Dünyanın en geniş sanat koleksiyonu sanırım Vatikan’da bulunuyor. Sanat eserlerinin çoğu arkeolog papaz veya din görevlisi tarafından keşfedilmiş, kiliselerin bağışladığı tarihi eserler ve buna benzer yerlerden gelen eserlerle içerisinde çok geniş bir koleksiyonu barındırıyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">10:30; Metro çıkışında biraz yürüyoruz ama Vatikan’a yaklaştıkça heyecan artıyor sonunda Piazza san Pietro’ya geldiğimizde inanılmaz bir kuyruk olduğunu görüyorum. Öyle ki kuyruğun sonunu görmüyoruz. Bu meydan Bernini’nin en ünlü eserlerinden biri. Bina yüzlerce sütundan oluşuyor bir nevi kollarıyla Katolik dünyasını sarmalıyor. Ortada San Pietro bazilikası var. Meydanın tam merkezinde bir dikilitaş var M.S. 36 da getirilmiş iki tarafında çeşme var. Sağdaki çeşme Carlo Maderno’nun soldaki ise Bernini’nin eseri. İki çeşme ile dikilitaşın arasında elipsin odak noktalarını işaretleyerek yerleştirilen yuvarlak (elips) bir taş var.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bu elipsten çıkan dört sıra sütun da meydanı hizalıyor ve bu şekilde bütün sütunlar sanki bir taneymiş gibi mükemmel bir hizada duruyorlar.</p>
<div id="attachment_1593" style="width: 625px" class="wp-caption aligncenter"><a href="http://gezente.com/wp-content/uploads/2012/02/Vatikan.jpg"><img decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-1593" class="wp-image-1593 size-large" src="http://gezente.com/wp-content/uploads/2012/02/Vatikan-1024x680.jpg" alt="Vatikan" width="615" height="408" srcset="https://gezente.com/wp-content/uploads/2012/02/Vatikan-1024x680.jpg 1024w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2012/02/Vatikan-300x199.jpg 300w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2012/02/Vatikan-451x300.jpg 451w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2012/02/Vatikan.jpg 1280w" sizes="(max-width: 615px) 100vw, 615px" /></a><p id="caption-attachment-1593" class="wp-caption-text">Vatikan</p></div>
<p style="text-align: justify;">Bir tarafta postanesi olduğunu görüyorum diğer tarafı da müze sanırım ama müzeye giriş buradan değil bu meydanın dışında yan yoldan gidip okları takip edince ulaştığınız bir girişi var. Bazilikaya girmeden önce de sıkı bir güvenlik kontrolünden geçiyorsunuz. Hava sıcak ve ben bu kuyrukta beklemek istemiyorum. Meydanda fotoğraf çekerken çok ta farkında olmadan ön tarafa yaklaştığımızı fark edince normalde asla yapmayacağım ve yapana karşı çıkacağım bir hareket yapıyor ve hadi kaynayalım araya diyorum.  Bu sayede kuyrukta bir turist kafilesine takılıyoruz ve onlarla içeri giriyoruz. Size şunu da önerebilirim eğer buradaki kuyruk çok uzunsa meydandan çıkıp yan sokaktan devam edip müzeyi Sistine şapelini gezmeniz çünkü Sistine Şapelinin çıkışı sizi San Pietro Bazilikasının yanına çıkartır oradan da içeri girebilirsiniz.</p>
<div id="attachment_1605" style="width: 625px" class="wp-caption aligncenter"><a href="http://gezente.com/wp-content/uploads/2012/02/Vatikan-merdivenleri.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-1605" class="wp-image-1605 size-large" src="http://gezente.com/wp-content/uploads/2012/02/Vatikan-merdivenleri-1024x680.jpg" alt="Vatikan merdivenleri" width="615" height="408" srcset="https://gezente.com/wp-content/uploads/2012/02/Vatikan-merdivenleri-1024x680.jpg 1024w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2012/02/Vatikan-merdivenleri-300x199.jpg 300w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2012/02/Vatikan-merdivenleri-451x300.jpg 451w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2012/02/Vatikan-merdivenleri.jpg 1280w" sizes="(max-width: 615px) 100vw, 615px" /></a><p id="caption-attachment-1605" class="wp-caption-text">Vatikan merdivenleri</p></div>
<p style="text-align: justify;">Bu şekilde kuyruk beklemekten telef olmaz zamanınızı iyi kullanırsınız. Biz öncelikle Kuleye tırmanmaya karar veriyoruz burada iki seçeneğiniz var isterseniz kişi başı 7 euro ödeyerek asansör+merdiven bileti (bunu öneriyorum) ya da isterseniz sadece merdivenle çıkmak için 5 euro ödeyerek tüm o merdivenleri bacaklarınız sağlamsa tırmanıyorsunuz. Sportif biriyim ben o merdivenleri üçer beşer tırmanırım ne olacak ki diye düşünüp kendinizi heba etmeye kalkmayın zira bu performansınızı asansör sonrası merdivenlerde göstermenizi öneririm.</p>
<div id="attachment_1607" style="width: 625px" class="wp-caption aligncenter"><a href="http://gezente.com/wp-content/uploads/2012/02/Vatikan-kulesi.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-1607" class="wp-image-1607 size-large" src="http://gezente.com/wp-content/uploads/2012/02/Vatikan-kulesi-1024x680.jpg" alt="Vatikan kulesi" width="615" height="408" srcset="https://gezente.com/wp-content/uploads/2012/02/Vatikan-kulesi-1024x680.jpg 1024w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2012/02/Vatikan-kulesi-300x199.jpg 300w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2012/02/Vatikan-kulesi-451x300.jpg 451w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2012/02/Vatikan-kulesi.jpg 1280w" sizes="(max-width: 615px) 100vw, 615px" /></a><p id="caption-attachment-1607" class="wp-caption-text">Vatikan kulesi</p></div>
<p style="text-align: justify;">Asansörde bir görevli var kat düğmesine o basıyor ve 4. Katta iniyoruz sonrasında ben güle oynaya merdivenleri çıkıyorum çıkıyorum çıkıyorum çıkıyorum çıkıyorum ve çıkmaya devam ediyorum bir an bu dönemeç içinde sonsuza dek tırmanacakmışım gibi geliyor.Yanlış  hatırlamıyorsam 320 basamaklı yorucu bir tırmanış sonunda kubbeye çıkıyorsunuz. Ama sık sık durup dinlenerek o tek kişilik daracık yerde ilerlerken ter içinde kalarak. Yani sırf merdiveni kullanmak akıl işi değil bunu deneyen turistleri biz yukarı çıktıktan yaklaşık yarım saat sonra dilleri dışarıda söylenerek ve sürünerek merdivenleri tamamladıklarını görünce iyi ki asansöre binmişiz diyoruz. Kubbeye tek sıra halinde ilerleyerek çıkarken dar alanda kapalı kalma fobisi olan bir kadının aşağıya inmeye çalışması bir anda kaos yaratıyor zaten tek kişi çıkılıyor birde ona yer vermek gerekecek. Sonunda merdiven kabusu bitiyor, manzaraya bakmadan bir köşede soluklanıyoruz. Yukarısı da çok kalabalık onca insan arasında o daracık daire şeklinde balkondan bakmaya çalışmak ve düzgün bir açı ile fotoğraf çekmeye çalışmak çok zor ama izlediğiniz manzara size her şeyi unutturuyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Balkondan Vatikan bahçelerini de görebiliyorsunuz bildiğim kadarıyla ayrı bir bilet alıp günde 1 kere olan gezi araçlarıyla bahçelerinde gezebiliyorsunuz. Bahçeleri gördüğüm kadarıyla çok düzenli ve bakımlı tam bir disiplin içinde her şey, o yüzden bu kadar güzel görünüyor. Vatikan’ı  tam anlamıyla 1 günde bitirmek mümkün değil maalesef. Bahçeleri, müzeleri, Sistine şapeli derken bana göre 2 gün lazım tam anlamıyla her yeri görmek için. Biz 1 günde sadece Sistine şapelini, <strong>Raphael odaları</strong>nı ve <strong>Sistine şapeli</strong>ne giden taraftaki yerleri gezebildik birde tam tersi istikamette önemli heykellerin olduğu bölüm var o tarafa gidemedik hele ki müzelerini hiç göremedik dünyanın hazine mirası burada yatıyor resmen. Yeniden Roma’ya gelirsem Vatikan’ı bir daha ziyaret edip kalan yerlerini de görmek istiyorum. Şimdilik kubbenin etrafında dolaşarak hem o yükseklikten Roma’yı izleme  hem de bazilikanın içini de yukarıdan görme imkanı buluyoruz. Daha sonra yeniden merdivenlerden aşağı iniyoruz.</p>
<div id="attachment_1610" style="width: 625px" class="wp-caption aligncenter"><a href="http://gezente.com/wp-content/uploads/2012/02/Pieta.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-1610" class="wp-image-1610 size-large" src="http://gezente.com/wp-content/uploads/2012/02/Pieta-1024x680.jpg" alt="Pieta" width="615" height="408" srcset="https://gezente.com/wp-content/uploads/2012/02/Pieta-1024x680.jpg 1024w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2012/02/Pieta-300x199.jpg 300w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2012/02/Pieta-451x300.jpg 451w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2012/02/Pieta.jpg 1280w" sizes="(max-width: 615px) 100vw, 615px" /></a><p id="caption-attachment-1610" class="wp-caption-text">Michelangelo&#8217;nun genç yaşta yaptığı heykeli-Pieta</p></div>
<p style="text-align: justify;">St. Pietro Bazilikasının içine giriyoruz sağ tarafta <strong>Michelangelo</strong>’nun 24 yaşındayken yaptığı Pieta isimli genç ve güzel Meryem ve kucağında yakışıklı genç İsa heykelini görüyoruz. Heykeli tamamladığında o kadar başarılı bulunmuş ki heykeli bu kadar genç birinin yapacağına inanmamışlar ve Michelangelo ilk ve son kez bir heykeline kendi adını yazarak imzasını Meryem’in kuşağı üzerine yazarak atmış. Kendini bilmez biri tarafından heykel saldırıya uğramış yakın bir tarihte ve bunun sonucunda da heykel kurşun geçirmez cam bir bölmenin arkasında korumaya alınmış. Biraz ilerleyince tam üzerimizde Vatikan’ın kubbesinin durduğunu görüyoruz.</p>
<div id="attachment_1611" style="width: 690px" class="wp-caption aligncenter"><a href="http://gezente.com/wp-content/uploads/2012/02/Vatikan2.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-1611" class="wp-image-1611" src="http://gezente.com/wp-content/uploads/2012/02/Vatikan2.jpg" alt="Vatikan" width="680" height="1024" srcset="https://gezente.com/wp-content/uploads/2012/02/Vatikan2.jpg 680w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2012/02/Vatikan2-199x300.jpg 199w" sizes="(max-width: 680px) 100vw, 680px" /></a><p id="caption-attachment-1611" class="wp-caption-text">Vatikan</p></div>
<p style="text-align: justify;">Kilisenin kubbesi tamda St Peter&#8217;in (Pietro) mezarının bulunduğu yerin üzerine yapıldığı söyleniyor. 41.5 metre çapıyla Roma&#8217;nın en büyük kubbesi olup,  4 adet sütunla desteklenmiş ve bazilikanın kutsal emanetlerini tasvir eden rölyeflerle süslü. Bunlar arasında St Veronica&#8217;nın  İsa&#8217;nın yüzünü sildiği mendili, St. Longinus&#8217;un İsaya sapladığı mızrağı ve gerçek haçtan bir parçada bulunuyor. Orta kısmın sağında St. Peters&#8217;in bronzdan bir heykeli var buradan gecen hacılar, papazlar sürekli ayağına dokunduklarından heykelin sağ ayağı cilalı gibi parlıyor. İçeriye girdiğiniz zaman zaten büyüklüğü ile sonsuzmuş gibi sizi içine hapsediyor bu ortam. Kendimi çok küçük hissettim, koca uzay boşluğundaki halimiz gibi oldukça önemsiz görünüyoruz yapı karşısında. İçerde dolaşırken önüme çıkan bir Bernini eseri daha&#8230;Bernini&#8217;nin 26 metre uzunluğundaki sayvanında 1633’te Panteonun çatısından alınan 927 ton metalden elde edilen bronz kullanılmış. Modern gözlere göre bu çılgınca sarmallı sütunları Constantine bazilikasındakilerin kopyası olan grotesk bir eserdir Bernini&#8217;nin çılgın yontuculuğu kendini apsisin süslemelerinde de gösteriyor.</p>
<div id="attachment_1612" style="width: 690px" class="wp-caption aligncenter"><a href="http://gezente.com/wp-content/uploads/2012/02/vatikan5.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-1612" class="wp-image-1612" src="http://gezente.com/wp-content/uploads/2012/02/vatikan5.jpg" alt="vatikan" width="680" height="1024" srcset="https://gezente.com/wp-content/uploads/2012/02/vatikan5.jpg 680w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2012/02/vatikan5-199x300.jpg 199w" sizes="(max-width: 680px) 100vw, 680px" /></a><p id="caption-attachment-1612" class="wp-caption-text">Vatikan</p></div>
<p style="text-align: justify;">Çoğu insan burada yere diz çöküp dua ediyor. Baş döndürücü güzellikteki resimler heykeller aklımı başımdan alıyor resmen sarhoş gibi oluyorum beynim uyuşuyor yukarılara bakmaktan. Anlatmakla bitirebileceğimi sanmıyorum ve gördüklerimin eminim sadece onda birini hatırlıyorum. Görsel bir fırtına gibi her şey gözümün önünden geçip gidiyor ve ben yüzlerce insan arasında kaybolup bu ruhani duyguya kendimi bırakıyorum. Bana göre insan her yerde dua edebilmeli, herkesin inancı birbirinden farklı hepimizin kafasında çeşitli duygular var ama sonuçta hepimiz bir şeye inanıyoruz. Burada bunu fark ediyorum aslında din savaşları katledilmeler insanları ırklara cinsiyete renge göre ayırmak ne kadar yanlış hepimiz özünde bir şeye inanmaya ve tutunmaya çalışan bireyleriz hepimiz farklılaştırılmaya çalışılan aynı şeyiz. Vatikan bu düşüncenin tam olarak kafamda şekillenmesinde bana yardımcı oluyor.</p>
<div id="attachment_1614" style="width: 690px" class="wp-caption aligncenter"><a href="http://gezente.com/wp-content/uploads/2012/02/vatikan4.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-1614" class="wp-image-1614" src="http://gezente.com/wp-content/uploads/2012/02/vatikan4.jpg" alt="vatikan" width="680" height="1024" srcset="https://gezente.com/wp-content/uploads/2012/02/vatikan4.jpg 680w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2012/02/vatikan4-199x300.jpg 199w" sizes="(max-width: 680px) 100vw, 680px" /></a><p id="caption-attachment-1614" class="wp-caption-text">Vatikan</p></div>
<p style="text-align: justify;">Dışarı çıkıp kendimizi dünyanın çılgınlığına kaptırdığımızda kendimizden ne çok uzaklaşıyoruz. Oysa ki bunun gibi mabetlerde herkes tek bir ruha ve parasının pulunun önemsiz olduğu bir hale dönüşüyor. Ne çok saçma şey var diye düşünüyorum insanları birbirinden ayırmaya çalışmak için ve eminim benim gibi birçok insan bu düşüncelere dalmıştır bu tür mekanlarda bir cami içinde bir kilisede ya da bir tapınakta herkes aynı ruhani duyguya kaptırıyor kendini herkes kendine göre farklı bir huzur buluyor. Değişik bir deneyim burada olmak ama gene de inancımdan mıdır bilmiyorum sanki camiler çok daha huzurlu yerlermiş gibi hissettiriyor bana. Sanırım buradaki yüzlerce Katolik’te aynı düşünceyi kendi kiliseleri için düşünüyordur. Bu kadar kafa karışıklığımı burada anlatıp mekandan uzaklaşmadan konuya dönmek en iyisi sanırım&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;">Vatikan müzelerine doğru gitmeye karar veriyoruz. Bunun için dışarı çıkmamız gerek ve Vatikan’a geldiğimiz yola doğru yürüyerek tabelaları takip ediyoruz. Müzelerin  farklı bir yerden girişi var, güvenlik kontrollerinden sonra içeri Vatikan müzelerine giriyoruz. Girişten sonra bizi iki taraflı tabelalar karşılıyor bir taraf Sistine şapeline gidiyor diğer taraf ise heykellerin olduğu kısma gidiyor. Önce bahçesine çıkıyoruz, bahçesinde adını bilmediğim büyük bir küre var altın bir topa benziyor. Elimdeki kitaba bakıyorum hakkında bir şey yazmıyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Biz gezmeye Sistine şapeli oklarını takip ederek başlıyoruz. Duvarlarda Vatikan’da kullanılan papaların halıları asılı ama devasa büyüklükteler ve üzerlerindeki işlemeler tablo gibi. Tavanlar altın varaklı ve yüzyılına göre ayrılmış her bölümde farklı tablolar heykeller var. Duvardaki tablolara bakarken nereye bakacağınızı şaşırıyorsunuz tavanda duvarda her yerde bir şey var ama çok büyüleyici. Kendimi zaman makinesine girmiş o yüzyıldan diğerine gider gibi hissediyorum. Vatikan müzeleri ile ilgili çok şey anlatmak istiyorum ama o kadar çok tarih bilgisi verdim ki daha da sıkıcı olmak istemiyorum. Gidilip görülesi bir yer, bu kadar tabloyu ve tarihi eseri bir arada galiba Paris dışında bir yerde göremeyeceğim diye düşünüyorum.</p>
<div id="attachment_1620" style="width: 625px" class="wp-caption aligncenter"><a href="http://gezente.com/wp-content/uploads/2012/02/RAPHAEL-ODALARI.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-1620" class="wp-image-1620 size-large" src="http://gezente.com/wp-content/uploads/2012/02/RAPHAEL-ODALARI-1024x680.jpg" alt="Raphael Odaları" width="615" height="408" srcset="https://gezente.com/wp-content/uploads/2012/02/RAPHAEL-ODALARI-1024x680.jpg 1024w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2012/02/RAPHAEL-ODALARI-300x199.jpg 300w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2012/02/RAPHAEL-ODALARI-451x300.jpg 451w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2012/02/RAPHAEL-ODALARI.jpg 1280w" sizes="(max-width: 615px) 100vw, 615px" /></a><p id="caption-attachment-1620" class="wp-caption-text">Raphael Odaları</p></div>
<p style="text-align: justify;">Rafeal odalarına geliyoruz ki ağzımızı beş karış açık bırakıyor kendi ömrü yetmediği yerleri öğrencileri tarafından tamamlanan eserler öyle böyle değil o detaylar o incelik nefes kesici diyebilirim. Detay manyağı oldum burada dolaşırken eserler çok güzeller. 1520’lerde yapılmış Papa II. Julius&#8217;un özel dairelerinden oluşan bu kısım, Rönesans&#8217;ın en önemli eserlerinden kabul ediliyor. İlk oda olan Satanza di Eliodoro Raphelelin öğrencileri tarafından o öldükten 5 yıl sonra yapılmış. Bu oda en çok 1260’larda kuzey Lazio’da meydana gelen bir mucizeyi tasvir eden Mass of Bolsena ile tanınıyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Karşıdaki pencerede ise Delivarence of St. Peter bulunuyor.  Raphael&#8217;in odalarından çıkıp en nihayetinde Sistine şapeline geliyoruz. Kötü haber içeride fotoğraf çekmek ve kayda almak yasak ayrıca sizi sürekli uyaran bir kaç görevli var. Bu kısım Papanın resmi olarak kendisine ayrılmış bölümü olup her yeni ruhani lider seçiminde kullanılıyor. Şapelin duvarlarında birçok farklı ve önemli ressamın eserlerinin olmasına karşın Michelangelo&#8217;nun 1508 de Papanın emri ile yapımına başlayıp yalnız başına 4 yılda tamamladığı &#8221;Işığın yaradılışı&#8221; ve &#8221;Nuh’un şarhoşluğu&#8221; dünyaca en çok tanınan eserlerden. İçeride bir şekilde fotoğraf çekmem lazım ne olursa olsun burayı fotoğraflamalıyım diye düşünüyorum.</p>
<p style="text-align: justify;">Şapelin sonunda duvarın dibinde oturmak için tahta sıralar var yorgunluktan orada oturuyorum aynı zamanda rahatça tavanı seyrediyorum. Bu sırada flashı açmadan ve neyi çektiğime bakmadan tavanı Tanrı’nın Adem’e hayat ışığını verdiği o meşhur ellerin birbirine dokunma sahnesini çekmeye çalışıyorum. Ne derece başarılı olduğumu bilmiyorum çünkü fotoğraf makinem sağolsun bir fotoğrafı netlerken ve çekerken baya ses çıkartıyor profosyonel makinenin bana tek eziyeti o an oluyor “ah Nikon d90’ım neredeyse bir görevliye yakalanmak üzereyiz sessizce işini yap” diyemiyorum.</p>
<div id="attachment_1622" style="width: 625px" class="wp-caption aligncenter"><a href="http://gezente.com/wp-content/uploads/2012/02/sistine-sapeli1.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-1622" class="wp-image-1622 size-large" src="http://gezente.com/wp-content/uploads/2012/02/sistine-sapeli1-1024x588.jpg" alt="Sistine Şapeli" width="615" height="353" srcset="https://gezente.com/wp-content/uploads/2012/02/sistine-sapeli1-1024x588.jpg 1024w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2012/02/sistine-sapeli1-300x172.jpg 300w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2012/02/sistine-sapeli1-500x287.jpg 500w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2012/02/sistine-sapeli1.jpg 1280w" sizes="(max-width: 615px) 100vw, 615px" /></a><p id="caption-attachment-1622" class="wp-caption-text">Sistine Şapeli</p></div>
<p style="text-align: justify;">Ortamda gizli ve heyecanlı kamera kaydı ve foto çekimi işimi tamamladıktan sonra eşimle bu eserler hakkında ve Dan Brown’un romanına nasıl konu olduğu hakkında konuşuyoruz. Vatikan deyince aklıma ilk gelen yerin burası olması yüzünden burada biraz daha kalmak istiyorum doya doya duvarlara, tavana bakıp iyice içime sindirdikten sonra çıkmaya karar veriyoruz ve bana göre tatilin en büyük planlama hatasını yapıyorum.</p>
<div id="attachment_1624" style="width: 690px" class="wp-caption aligncenter"><a href="http://gezente.com/wp-content/uploads/2012/02/sistine-sapeli-2.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-1624" class="wp-image-1624" src="http://gezente.com/wp-content/uploads/2012/02/sistine-sapeli-2.jpg" alt="Sistine Şapeli " width="680" height="1024" srcset="https://gezente.com/wp-content/uploads/2012/02/sistine-sapeli-2.jpg 680w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2012/02/sistine-sapeli-2-199x300.jpg 199w" sizes="(max-width: 680px) 100vw, 680px" /></a><p id="caption-attachment-1624" class="wp-caption-text">Sistine Şapeli</p></div>
<p style="text-align: justify;">İki tane çıkış var herkesin gittiği yöne doğru yöneliyorum ama orada ne olduğunu bilmediğim için o tarafa giderken görevliye bu koridorda ne var diye soruyorum bir süre manasızca bana bakıp kilise var diyor kafam karışıyor kilise den neyi kastettiğini anlamıyorum kalabalık itiş kakış ilerlediğinden bir şekilde onlarla kendimi bu güruha katılmış buluyorum. Hatayı şurada yapıyoruz  burası Vatikan’ın Bazilikaya çıkan çıkış kapısıymış asıl amacımız Sistine şapelini gördükten sonra gidemediğimiz müzenin diğer tarafına gidip mumyaları, heykelleri falan görmekti. İçimde büyük bir uhde kalacak olan bu durum, saatin geç olmaya başlaması ve eşimin sürekli Castel Sant Angelo&#8217; ya gidelim akşam oluyor baskıları nedeniyle dayanamayıp buradan ayrılmaya karar veriyoruz.</p>
<div id="attachment_1626" style="width: 690px" class="wp-caption aligncenter"><a href="http://gezente.com/wp-content/uploads/2012/02/DSC_0919.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-1626" class="wp-image-1626" src="http://gezente.com/wp-content/uploads/2012/02/DSC_0919.jpg" alt="Penne Arabiata-Pizza" width="680" height="1024" srcset="https://gezente.com/wp-content/uploads/2012/02/DSC_0919.jpg 680w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2012/02/DSC_0919-199x300.jpg 199w" sizes="(max-width: 680px) 100vw, 680px" /></a><p id="caption-attachment-1626" class="wp-caption-text">Penne Arabiata-Pizza</p></div>
<p style="text-align: justify;">Öncelikle karnımız çok aç ve yorgunuz sabahın 10:00’undan beri ayaktayız akşam 17:30 oldu ve dinlemeden bir yer daha görecek halimiz yok. Vatikan’a giden cadde üzerinde restoran arıyoruz. Kendimize Türkçe menüsü olan bir yer buluyoruz. Burada servis ücreti alınıyormuş menü istiyoruz sipariş vermek için ama gelen giden yok bir süre daha bekliyoruz yine gelen yok sinirlenip kalkıyoruz başka bir yere giriyoruz “malesef yemek akşam 19:30 dan sonra başlıyor isterseniz bara gidin aperatif bir şeyler alın” diyor garson teşekkür edip çıkıyoruz. Yol üstünde gördüğümüz Universal Bar isimli bir yere oturuyoruz somurtkan garsondan menü istiyorum adam beni dövecek gibi bakıyor yemek yiyeceğimizi söylediğimizde yemek saati değil bakın saate daha çok var diyor. Pizza var mı diyorum gene bin bir suratla var diyor ya sanki kavgalıyız adam bir güler yüz göster bu ne diye söyleniyorum. Bir makarna istiyorum Penne arabiata makarna geldiğinde bir bakıyorum bizim domates soslu klasik boru makarnalardan yahu gülüyoruz bunu evde yapıyorum ben zaten neyse adam başka yemek yok falan diyince birde Pizza söylüyoruz oda geliyor kola falan alıyoruz yanında aceleyle yiyoruz. Kola kutusu ilginç enerji içeceği gibi ince ve uzun hoş bir görünümü var.</p>
<div id="attachment_1627" style="width: 625px" class="wp-caption aligncenter"><a href="http://gezente.com/wp-content/uploads/2012/02/Castel-Angelo2.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-1627" class="wp-image-1627 size-large" src="http://gezente.com/wp-content/uploads/2012/02/Castel-Angelo2-1024x680.jpg" alt="Castel Angelo" width="615" height="408" srcset="https://gezente.com/wp-content/uploads/2012/02/Castel-Angelo2-1024x680.jpg 1024w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2012/02/Castel-Angelo2-300x199.jpg 300w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2012/02/Castel-Angelo2-451x300.jpg 451w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2012/02/Castel-Angelo2.jpg 1280w" sizes="(max-width: 615px) 100vw, 615px" /></a><p id="caption-attachment-1627" class="wp-caption-text">Castel Angelo</p></div>
<p style="text-align: justify;">Yemek yedikten sonra kalkıp Melek kalesine doğru ilerliyoruz meğerse şanlı günümüzdeymişiz kapıda bilmem ne gününden dolayı giriş ücretsiz yazıyor. Sadece o güne has bir durummuş görevli sıfır bedelli biletlerimizi kesip bize veriyor. Kale hakkında ufak birkaç bilgi vereyim; Castel Sant Angelo Hadrian tarafından kendi mozolesi olarak tasarlanmış aile bireylerinin mezarlarının da burada olması düşünülüp  inşa edilmiş. 6 yy da büyük bir veba salgını başlamış bütün halk vebadan ölüyormuş kayıplar korkunç boyutlara ulaşmış. Efsaneye göre Papa büyük Gregory, başmelek Mikail’i kılıcını kınına sokarken mozolenin üzerinde görmüş ve o yıllardaki veba salgını böylelikle sona ermiş. İçeride kaleye de adını veren Mikail&#8217;in Michelangelo tarafından yapılan iki tane melek heykeli bulunuyor. Papalık yetkilileri burayı bir kaleye dönüştürmüşler ve kuşatma ya da işgal zamanlarında bir sığınak olan Vatikan’la birleştirmek için bir geçit inşa etmişler.</p>
<div id="attachment_1628" style="width: 625px" class="wp-caption aligncenter"><a href="http://gezente.com/wp-content/uploads/2012/02/angel2.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-1628" class="wp-image-1628 size-large" src="http://gezente.com/wp-content/uploads/2012/02/angel2-1024x680.jpg" alt="Mikail" width="615" height="408" srcset="https://gezente.com/wp-content/uploads/2012/02/angel2-1024x680.jpg 1024w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2012/02/angel2-300x199.jpg 300w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2012/02/angel2-451x300.jpg 451w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2012/02/angel2.jpg 1280w" sizes="(max-width: 615px) 100vw, 615px" /></a><p id="caption-attachment-1628" class="wp-caption-text">Mikail</p></div>
<p style="text-align: justify;">İçeride spiral biçimli bir yokuşla mozalenin merkezine gidiliyor. Arada bir tahta asma köprü var bunu geçerek ana mekana çıkıyoruz. Burada papalık sakinlerine yakışır biçimde küçük bir saray inşa etmişler, Papa 3. Paul aralarında çok güzel Paoline odalarının bulunduğu bazı yenileme çalışmaları yaptırmış&#8230;</p>
<div id="attachment_1630" style="width: 625px" class="wp-caption aligncenter"><a href="http://gezente.com/wp-content/uploads/2012/02/Castel-Angelodan-Manzara.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-1630" class="wp-image-1630 size-large" src="http://gezente.com/wp-content/uploads/2012/02/Castel-Angelodan-Manzara-1024x680.jpg" alt="Castel Angelo'dan  Manzara" width="615" height="408" srcset="https://gezente.com/wp-content/uploads/2012/02/Castel-Angelodan-Manzara-1024x680.jpg 1024w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2012/02/Castel-Angelodan-Manzara-300x199.jpg 300w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2012/02/Castel-Angelodan-Manzara-451x300.jpg 451w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2012/02/Castel-Angelodan-Manzara.jpg 1280w" sizes="(max-width: 615px) 100vw, 615px" /></a><p id="caption-attachment-1630" class="wp-caption-text">Castel Angelo&#8217;dan Manzara</p></div>
<p style="text-align: justify;">Yukarıda bir teras var burada   bir barda var. Çok yorgun olduğumuz için biraz burada oturuyoruz ama akşam kapanma saatleri yaklaştığından toparlanıyorlar bu terastan Roma’yı izlemek çok güzel tam karşımızda Vatikan manzarası büyüleyici görünüyor. Bir dönem burayı hapishane olarak da kullanmışlar. Fatih Sultan Mehmet&#8217;in oğlu Cem Sultan da sürgün geçirdiği yıllarda bir süre burada kalmış. 58 odası var… Castel Sant Angelo Nisan – Eylül ayları arasında 9:00 – 19:00 saatleri arasında , Ekim – Mart ayları arasında ise 09:00 – 14:00 saatleri arasında açıkmış. Kale kapanıp görevliler bizi kovalayana kadar fotoğraf çekip manzaraya bakıyoruz. Güneşin batışına denk geldiğimiz için gördüğüm en güzel gün batımlarından birini izliyorum. Güneş tamda Vatikan’ın kulesinin üzerinden batmaya başlayıp etraf kızıl bir güzelliğe büründüğünde çoğu çift sevgilisine sarılıp bu manzaraya bakıyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Günün bu saatlerinde bir kaç çiftin düğün fotoğraflarını çektirmek için Castel Angelo’nun önüne gelip poz verdiğini görüyorum gelin, damatlardan biri gidiyor diğer geliyor. Önce onları yukardan izliyoruz… Kapanış saati gelince her bir köşesini iyice gezdiğimize kanaat getirdikten sonra kaleden çıkmaya karar veriyoruz.</p>
<div id="attachment_2115" style="width: 625px" class="wp-caption aligncenter"><a href="http://gezente.com/wp-content/uploads/2012/03/Piazza-san-Pietro-4.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-2115" class="wp-image-2115 size-large" src="http://gezente.com/wp-content/uploads/2012/03/Piazza-san-Pietro-4-1024x680.jpg" alt="Vatikan Manzarası" width="615" height="408" srcset="https://gezente.com/wp-content/uploads/2012/03/Piazza-san-Pietro-4-1024x680.jpg 1024w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2012/03/Piazza-san-Pietro-4-300x199.jpg 300w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2012/03/Piazza-san-Pietro-4-451x300.jpg 451w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2012/03/Piazza-san-Pietro-4.jpg 1280w" sizes="(max-width: 615px) 100vw, 615px" /></a><p id="caption-attachment-2115" class="wp-caption-text">Vatikan Manzarası</p></div>
<p style="text-align: justify;">Castel Angelo’nun önündeki köprü çok güzel üzerinde heykeller var ve bu köprü üzerinden o heykellerin arasından geçip nehiri, gün batımını akşam ışığın nehrin üzerinde yaptığı dansı izliyoruz. Daha sonra haritaya bakıp Piazza Navona&#8217;ya yürümeye karar veriyoruz. Bu gece İtalya’da ki son gecemiz bu yüzden son bir kez daha Tiramusu yemek ve kahve içmek istiyoruz. Kendimize güzel bir restoran seçip oturuyoruz. Yemek saatinde gittiğimiz için bize tatlı ve kahve veremeyeceklerini söylüyorlar. İtalyanlar gerçekten çok acayip 19:30’dan önce yemek vermiyorlar o saat gelince de yemekten başka bir şey vermiyorlar. Günün istediğim saatinde yemeye içmeye alışkın bir olarak bu duruma bir türlü alışamıyorum. Bir yerde oturmak için garsonu ikna ediyoruz garsonda ön bahçede değil de arka tarafta bir yerde yer verebileceğini söylüyor. Gerçekten çok acayipler. Kafanıza göre bir masada oturamıyorsunuz bu masalar yemek yiyecekler için diyor. Biz arkada oturmak istemeyince yine bahçeye yakın bir masaya alıyor bizi. Neyse ki tiramisu çok güzel çıkıyor ve  Navona&#8217;nın o güzel atmosferi nedeniyle onları affediyoruz. Son kez Navona meydanında dolaşıp otobüse binerek otele dönüyoruz&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://gezente.com/wp-content/uploads/2012/02/Tiramisu.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-1633 size-large" src="http://gezente.com/wp-content/uploads/2012/02/Tiramisu-1024x680.jpg" alt="Tiramisu" width="615" height="408" srcset="https://gezente.com/wp-content/uploads/2012/02/Tiramisu-1024x680.jpg 1024w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2012/02/Tiramisu-300x199.jpg 300w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2012/02/Tiramisu-451x300.jpg 451w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2012/02/Tiramisu.jpg 1280w" sizes="(max-width: 615px) 100vw, 615px" /></a></p>
<h1 style="text-align: justify;" align="center"></h1>
<h1 align="center">EVE DÖNÜŞ</h1>
<p style="text-align: justify;">Son günümüzde sabah erkenden kalkıp eşyalarımızı topluyoruz. Farkında olmadan otelden vaktinden erken çıkıyoruz havaalanında beklerken Mc Donalds&#8217;a gidiyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://gezente.com/wp-content/uploads/2012/02/New_mcdonalds.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-1635" src="http://gezente.com/wp-content/uploads/2012/02/New_mcdonalds.jpg" alt="Mc Donalds" width="1024" height="1024" srcset="https://gezente.com/wp-content/uploads/2012/02/New_mcdonalds.jpg 1024w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2012/02/New_mcdonalds-150x150.jpg 150w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2012/02/New_mcdonalds-300x300.jpg 300w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Check-in saati geldiğinde eşim bavulları teslim edip dönüyor. Check-in işlemini yapan görevli bilette uçağın kapılarının açıldığı saati işaretliyor bizde fazla dikkat etmeden biletleri alıp dolaşmaya karar veriyoruz.  Uçağın kalkış saati yaklaşırken biletin üzerinde yazan B kapısını aramaya başlıyoruz. Panodaki okları takip ediyoruz ama  B kapısının kapalı olduğunu görüyoruz tüm kapıların kapalı olması bir yana girilmez bantları da çekilmiş durumda. Çok şaşırsakta bir anlam veremeyip herhalde açılır diye etrafta dolaşıp duruyoruz. Uçağın kalkış saati yaklaşıyor ama kapı önünde bir hareketlilik olmuyor bu işte bir iş var diye düşünüp dolaşırken Pasaport kontrol noktası görüyoruz.Kontrol noktasına giden çıkış kapısında Rus Amerikan vatandaşı yazan oklar görünce burası değil diye düşünüp yeniden  B kapısı sandığımız yere dönüyoruz ama o da ne kapı hala kapalı!?  Artık birinden yardım almak zamanımız geldi diye düşünerek görevlilerden birine sormaya karar veriyorum. Görevli bizim aradığımız B kapısını Pasaport güvenliğinden geçmeden göremeyeceğimizi yanlış yerde beklediğimizi söylüyor. Zaten peşi sıra gelen talihsizlikler zinciri burada kopuyor. Uçağın kalkmasına az zaman kaldı diye panikliyoruz hızlıca Pasaport kontrolüne geliyoruz. Uçağın normalde 14:30 da kalkması gerekiyor. Her şeye rağmen hala vaktimiz var diye kendimi telkin etmeye çalışırken Pasaport kontrol bölümüne geliyoruz. O sırada İngilizce yapılan anonsun sonuna yetiştiğimizden tam olarak ne dediğini anlayamadan anonsun İtalyancası başlıyor bu sırada tek anlayabildiğim şey sadece Pegasus -İstanbul son çağrı gibi bir şeyler oluyor yada öyle sanıyorum o anda nasıl olduysa ikimiz birden! Sanki efsunlanmış gibi elimizdeki bilete bakıyoruz. Yorgun bünyemizden mi o anlık yaşanan dalgınlıktan mı bilinmez boarding time yazını görmeden yanındaki yazan saati görüp yandım anam geç kaldık diye feryadı basıyoruz. Saatimize baktığımız da  5 dakika sonra uçağı kalkmış olması gerekiyor birbirimizle konuşmadan nedense biz uçağın saatinin erkene falan alındığını düşünüyoruz yada bizim saati yanlış hatırladığımızı.  O anlık panikle önümüzde uzanan kontrol kuyruğuna bakıyoruz. Kuyruk o kadar uzun ki bizim pasaport kontrolünden geçmemiz en az 30 dakika sürer oradan aktarma trenine binip uçağın son kapısına oradan da otobüse binip uçağa gitmek mümkün değil tabiki.  Koşmaya karar veriyoruz Kuyruğun başına koşarak gelip insanlardan özür diliyoruz geç kaldığımızı belirtip güvenlik elemanına durumu açıklamaya çalışıyoruz. Bavulları x ray cihazından geçirirken laptop’u normalde ayrı bir kutuya koymamız gerekiyor bunu aceleden yapamıyoruz o sırada ben çantamı öndeki adamın çantasının arkasından acele ile cihazın içine itiyorum.  Benim çantadaki bilgisayarı gören memur şeridi durduruyor. Diğer memur ise  öndeki adamın çantası sanıp adamdan çantasını açmasını istiyor o sırada şerit yeniden hareket edince benim çantada çıkıyor. Memur diğer adamla meşgul iken bizim çanta olduğunu anlamadıklarından  ben geç kaldık geçebilir miyiz diyorum memur tabi diyor. Çantamı kapıp başlıyorum koşmaya tam bir kaçak gibi. Eğer o memur yanlış çantayı açtığını anlasa beni kovalayacak, kaçtığımı sanıp  belki de tutuklayacak. Zavallı adamın en son arkama baktığımda hala durumu anlatmaya çalıştığını görüyorum. Hayatımda yaptığım en uzun maraton koşusunu gerçekleştiriyorum, deli gibi koşuyoruz. Nefesim kesiliyor saate bakıyorum biletteki saati gösteriyor ciğerlerim neredeyse iflas etmek üzere… Koşmaktan bayılmak üzereyken aktarma trenini bekliyoruz. Binmek için nefes nefese kaldığımızdan konuşamıyoruz da birbirimizle. O anda ikimizin de aklından deli gibi şeyler geçiyor,  uçağı kaçırdık bavullar gitti biz gidemedik napıcaz geri dönsek otele olur mu yeni bileti nasıl alıcaz bavulları nasıl bulucaz gibi… Trene bindikten sonra ise iki Türk’ün konuştuğunu duyuyoruz uçağa daha var kapılar yeni açılıyor falan diye konuşurlarken  bende ve eşimde aynı anda jeton düşüyor. Nasıl olupta ikimiz birden aynı anda aynı hataya düştük buna hala aklım almıyor. Meğersem daha uçağa gidiş kapıları bile yeni açılıyormuş boşuna ciğerlerimiz patlayıncaya kadar koşup paniklemişiz sonuçta gidip gene bekliyoruz ve Floransa’da ki tren macerasından sonra başımıza gelen en acayip olayı yaşamış oluyoruz. Hala düşündükçe gülüyorum kendime… Gerekli kontrollerden sonra uçağa biniyoruz, gayet rahat bir yolculuktan sonra inişe geçiyoruz… İstanbul’un şahane manzarası ayaklarımın dibine seriliyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Bir macerada burada bitmeden önce yayında emeği geçen kendime, yapımda emeği geçen eşime huzurlarınızda teşekkür ediyorum. <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f642.png" alt="🙂" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> Bu yolculuğuda burada sonlandırırken Nesimi&#8217;den  şu dizeler aklıma  geliyor:</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;kâh çıkarım gökyüzüne</p>
<p style="text-align: justify;">seyreylerim âlemi,</p>
<p style="text-align: justify;">kâh inerim yeryüzüne</p>
<p style="text-align: justify;">seyreyler âlem beni&#8221;&#8230;</p><p>The post <a href="https://gezente.com/vatikan/">Roma içinde küçük bir ülke; Vatikan…</a> first appeared on <a href="https://gezente.com">Gezente.com</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://gezente.com/vatikan/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Fontana di Trevi&#8217;de bir dilek tuttuk&#8230;</title>
		<link>https://gezente.com/3gun/</link>
					<comments>https://gezente.com/3gun/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[gezente]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 21 Sep 2011 09:00:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İTALYA]]></category>
		<category><![CDATA[ROMA]]></category>
		<category><![CDATA[YURT DIŞI]]></category>
		<category><![CDATA[aşk çeşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[cizvit kilisesi]]></category>
		<category><![CDATA[eski gemi çeşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Flamino Obeliksi]]></category>
		<category><![CDATA[Fontana della Barcaccia]]></category>
		<category><![CDATA[Fontana di Trevi]]></category>
		<category><![CDATA[Hygieia]]></category>
		<category><![CDATA[İspanyol merdivenleri]]></category>
		<category><![CDATA[italya]]></category>
		<category><![CDATA[Leonardo da Vinci]]></category>
		<category><![CDATA[Neptunus]]></category>
		<category><![CDATA[panteon]]></category>
		<category><![CDATA[Papa Alexander]]></category>
		<category><![CDATA[Piazza di Spagna]]></category>
		<category><![CDATA[Piazza Popolo]]></category>
		<category><![CDATA[Pincio bahçeleri]]></category>
		<category><![CDATA[ressamlar tepesi]]></category>
		<category><![CDATA[roma]]></category>
		<category><![CDATA[S. İgnazio di Loyola]]></category>
		<category><![CDATA[S. Maria Sopra Minevra]]></category>
		<category><![CDATA[sokak müzisyenleri]]></category>
		<category><![CDATA[tapınak]]></category>
		<category><![CDATA[tiber nehri]]></category>
		<category><![CDATA[trevi çeşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Via del Corso]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://gezente.com/?p=1919</guid>

					<description><![CDATA[<p>9:40; Hala oteldeyiz sanırım dün akşam yemek yediğimiz yerde haritayı unuttuk, gezilecek bütün yerleri onun üzerine işaretlediğim için bu bana yeniden planlama yapmam gerektiğini gösteriyor. Canım sıkılıyor plan yapmak için vakit yok bu nedenle otelden yeni bir harita alıyoruz ve kahvaltıdan sonra Piazza Popolo&#8216;ya gitmek için dışarı çıkıyoruz. 11:50; Piazza Popolo (Halk meydanı)&#8217;dayız. Gelirken yanlış [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://gezente.com/3gun/">Fontana di Trevi’de bir dilek tuttuk…</a> first appeared on <a href="https://gezente.com">Gezente.com</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">9:40; Hala oteldeyiz sanırım dün akşam yemek yediğimiz yerde haritayı unuttuk, gezilecek bütün yerleri onun üzerine işaretlediğim için bu bana yeniden planlama yapmam gerektiğini gösteriyor. Canım sıkılıyor plan yapmak için vakit yok bu nedenle otelden yeni bir harita alıyoruz ve kahvaltıdan sonra <strong>Piazza Popolo</strong>&#8216;ya gitmek için dışarı çıkıyoruz.</p>
<div id="attachment_1283" style="width: 1034px" class="wp-caption aligncenter"><a href="http://gezente.com/wp-content/uploads/2011/11/DSC_0032.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-1283" class="wp-image-1283 size-full" src="http://gezente.com/wp-content/uploads/2011/11/DSC_0032.jpg" alt="Porto del Popolo" width="1024" height="680" srcset="https://gezente.com/wp-content/uploads/2011/11/DSC_0032.jpg 1024w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2011/11/DSC_0032-300x199.jpg 300w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2011/11/DSC_0032-451x300.jpg 451w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a><p id="caption-attachment-1283" class="wp-caption-text">Porto del Popolo</p></div>
<p style="text-align: justify;">11:50; <strong>Piazza Popolo</strong> (<strong>Halk meydanı</strong>)&#8217;dayız. Gelirken yanlış metro hattına binmişiz <strong>Bologna</strong>&#8216;ya gittiğimizde anladık tekrar Termini&#8217;ye dönüp Linea A ile Flamino durağına geldik. Metrodan hemen çıktığımız anda karşımıza <strong>Best Turkish Kebap</strong> yazan restorant çıkıyor.Buna benzer İstanbul kebap yazan dükkanda <strong>Termini</strong>&#8216;nin hemen karşısında var içinde Türkler çalışıyor. Biraz devam ettiğimizde karşımıza kocaman bir kapı çıkıyor. <strong>Porto del Popolo</strong> denilen bu kapı <strong>Bernini</strong> tarafından 1655 yılında yapılmış. Kapının üzerindeki mermerde Bernini&#8217;nin hamisi (bir nevi ona hayatı boyunca bakan sorumluluğunu alan kişi) <strong>7. Alexander</strong>&#8216;ın aile sembolü olan yıldız işareti var. <strong>Popolo meydanı</strong>na çıktığımız zaman bir çok yolun bu meydanda sonlandığını görüyoruz.</p>
<div id="attachment_1285" style="width: 520px" class="wp-caption aligncenter"><a href="http://gezente.com/wp-content/uploads/2011/11/DSC_0347.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-1285" class="size-full wp-image-1285" src="http://gezente.com/wp-content/uploads/2011/11/DSC_0347.jpg" alt="Fontana del Nettuno" width="510" height="768" srcset="https://gezente.com/wp-content/uploads/2011/11/DSC_0347.jpg 510w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2011/11/DSC_0347-199x300.jpg 199w" sizes="(max-width: 510px) 100vw, 510px" /></a><p id="caption-attachment-1285" class="wp-caption-text">Fontana del Nettuno</p></div>
<div id="attachment_2442" style="width: 1034px" class="wp-caption aligncenter"><a href="http://gezente.com/wp-content/uploads/2011/09/1-24Fontana-del-Nettuno.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-2442" class="wp-image-2442" src="http://gezente.com/wp-content/uploads/2011/09/1-24Fontana-del-Nettuno.jpg" alt="Fontana del Nettuno" width="1024" height="680" srcset="https://gezente.com/wp-content/uploads/2011/09/1-24Fontana-del-Nettuno.jpg 1280w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2011/09/1-24Fontana-del-Nettuno-300x199.jpg 300w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2011/09/1-24Fontana-del-Nettuno-1024x680.jpg 1024w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2011/09/1-24Fontana-del-Nettuno-451x300.jpg 451w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a><p id="caption-attachment-2442" class="wp-caption-text">Fontana del Nettuno</p></div>
<p style="text-align: justify;">Oval şeklindeki meydan<strong> Papa 3. Paul</strong> döneminde yapılmış, meydanın iki ucunda çeşme var çeşmelerden birinin adı <strong>Fontana del Nettuno </strong>diğerinin adını hatırlamıyorum. Gerçekten çok güzel istiridye kabuğu görünümünde havuzu üzerinde dev heykellerin olduğu iki çeşme görüyoruz&#8230; Çeşmenin yanında durup etrafı izliyoruz o sırada meydanda askeri uniforma  giymiş bir mankenin fotoğraf çekimi var. Bir tv kanalıda gelmiş çekim yapıyor etraf çok kalabalık değil bir kaç turist var bizim gibi dolaşıp fotoğraf çeken&#8230;</p>
<div id="attachment_1287" style="width: 520px" class="wp-caption aligncenter"><a href="http://gezente.com/wp-content/uploads/2011/11/DSC_0339.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-1287" class="size-full wp-image-1287" src="http://gezente.com/wp-content/uploads/2011/11/DSC_0339.jpg" alt="Obelisco Flamino" width="510" height="768" srcset="https://gezente.com/wp-content/uploads/2011/11/DSC_0339.jpg 510w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2011/11/DSC_0339-199x300.jpg 199w" sizes="(max-width: 510px) 100vw, 510px" /></a><p id="caption-attachment-1287" class="wp-caption-text">Obelisco Flamino</p></div>
<p style="text-align: justify;">Meydanın ortasında <strong> 2. Ramses&#8217;</strong>in yaptırdığı <strong>Obelisco Flamino</strong> (<strong>Flamino Obeliksi</strong>) var. <strong>Mısır&#8217;</strong>dan getirilen bir başka <strong>dikilitaş</strong> yani. Yanlış hatırlamıyorsam <strong>Roma</strong>&#8216;da bunlardan 7 tane varmış biride bu meydandaymış. Dikilitaş Papa tarafından diktirilmiş. <strong>Obeliks</strong>&#8216;in etrafında aslanlı çeşmeler var buradaki klasik; herkesin bu aslanlar üzerine çıkıp fotoğraf çektirmesi. Sıcak havada çeşmenin kenarındaki merdivenlerde oturup biraz dinleniyoruz.  Meydanın arka tarafında <strong>Pincio bahçeleri </strong>var buraya vakit olmadığı için gitmiyoruz. Meydana girilen kapının hemen yan tarafında <strong>Santa Maria del Popolo</strong> var kapının tam karşısında <strong>Via del Corso</strong>&#8216;ya çıkan tarafta ikiz kiliseler var. Biz öncelikle Santa Maria del Popolo&#8217;ya giriyoruz. Burası Rönesans&#8217;ın en iyi örneklerinden bazılarını bünyesinde barındırıyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Güney kanadında ilk şapelde bulunan <strong>Pinturicchio</strong> tarafından yapılan freskler ve <strong>Raphael</strong>&#8216;in tasarımı olan soldan ikinci,<strong> Chici</strong> şapelindeki mozaikler görülmeye değer. Kiliseden çıktıktan sonra hemen arkasındaki binada <strong>Leonardo da Vinci Museo</strong> var. Müzeye giriş kişi başı 7 euro, içeride <strong>Leonardo da Vinci</strong>&#8216;nin çizimlerinden yola çıkılarak yapılan çeşitli aletler var. Eğer daha önce İstanbul&#8217;daki sergisine gitmediyseniz girip görmenizi tavsiye ederim.  Ben içeri giriyorum hızlıca göz gezdiriyor ve fotoğraf çekiyorum.</p>
<div id="attachment_1289" style="width: 520px" class="wp-caption aligncenter"><a href="http://gezente.com/wp-content/uploads/2011/11/DSC_0240.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-1289" class="size-full wp-image-1289" src="http://gezente.com/wp-content/uploads/2011/11/DSC_0240.jpg" alt="Leonardo da Vinci Museo " width="510" height="768" srcset="https://gezente.com/wp-content/uploads/2011/11/DSC_0240.jpg 510w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2011/11/DSC_0240-199x300.jpg 199w" sizes="(max-width: 510px) 100vw, 510px" /></a><p id="caption-attachment-1289" class="wp-caption-text">Leonardo da Vinci Museo</p></div>
<p style="text-align: justify;">Müzede şuan dalgıçların kullandığı kıyafetin sanırım ilk tasarım hallerinden biri var, bunun dışında şuanda kullandığımız çeşitli su kayağı tasarımları, birkaç çeşit makineli tüfek benzeri silah benim en çok dikkatimi çeken eserler arasında tabi ki birde içine girdiğiniz de sizi sonsuza bölen aynalar topluluğu var. Küçük bir soyunma kabini benzeri aynalı bu kabine girince her yanınızı saran aynalar sizi yüzlerce kez tekrarlayan sonsuz bir döngü gibi gösteriyor. Ben içine girip fotoğraf çekince başka biride benden sonra girip bakıyor o ana kadar kimseni ilgilenmediği bu ayna birden merak konusu oluyor birkaç turist daha gelip içeriye bakıyor. Müzeden çıktıktan sonra girişteki Da Vinci hakkındaki kitaplara ve hediyelik eşyalara göz atıyorum. Önceden yaptığımız plana göre sırada<strong> Borghese bahçeleri</strong> var ancak sabah yaşadığımız karışıklık yüzünden bu meydana planlanan saatimizden 2 saat kadar geç geldiğimizden göreceğimiz diğer yerleri aksatmamak için bahçeleri üzülerek plandan çıkarıyorum. Çünkü bu bahçeler gerçekten çok büyük içlerinde hayvanat bahçesi ve müzelerde var bana göre gezmesi yarım günü aşar. Belki başka bir Roma yolculuğunda görürüz.</p>
<div id="attachment_1292" style="width: 1034px" class="wp-caption aligncenter"><a href="http://gezente.com/wp-content/uploads/2011/11/DSC_0505.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-1292" class="size-full wp-image-1292" src="http://gezente.com/wp-content/uploads/2011/11/DSC_0505.jpg" alt="Piazza di Spagna" width="1024" height="680" srcset="https://gezente.com/wp-content/uploads/2011/11/DSC_0505.jpg 1024w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2011/11/DSC_0505-300x199.jpg 300w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2011/11/DSC_0505-451x300.jpg 451w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a><p id="caption-attachment-1292" class="wp-caption-text">Piazza di Spagna</p></div>
<p style="text-align: justify;">13:10; Rotamızı <strong>İspanyol merdivenleri</strong>&#8216;ne  (<strong>Piazza di Spagna</strong>) çeviriyoruz. Popolo meydanından ikiz kiliselere doğru ilerlediğimizde duvardaki tabelalardan İspanyol merdivenlerinin ne tarafta olduğuna bakıp o yönde ileriliyoruz. Yol boyunca lüks mağazalar hemen gözüme çarpıyor bir kaç kıyafet ve ayakkabıya bakıyorum ama fiyatları inanılmaz yüksek eşim beğendiği takım elbisenin fiyatının 3000 eurodan fazla olduğunu görünce beni mağazalardan uzak tutmaya karar veriyor. Açıkçası çoğu mağazanın zaten Türkiye&#8217;de şubesi var ve hemen hemen benzer ürünler satıyorlar. Ayakkabılardaki fiyatlara bakıyorum   385 euro ve üzerindeki fiyatlarda, bana göre pahalı aynı modeller bizde 200 tl ye alınır fiyata göre modeller o kadar basit kalıyor ki. Erkek kıyafetleri bana göre tarz ama bayan kıyafetleri için aynı şeyi söyleyemeyeceğim sadece bir mağazada saç fırçası ve aynaların üzerindeki tasarımlar çok hoşuma gidiyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Yola devam ediyoruz<strong> İspanyol merdivenleri</strong>nin olduğu <strong>Spagna meydanı</strong>na geliyoruz. Adını 17 yy dan beri burada olan <strong>İspanyol büyükelçiliği</strong>&#8216;nden alıyor. Meydanda göze öncelikle gemi şeklindeki <strong>Fontana della Barcaccia</strong> (<strong>Eski gemi çeşmesi</strong>) çarpıyor. Çeşmeyi <strong>1627</strong> yılında <strong>Pietro Bernini</strong>  ve oğlu <strong>Gian Lorenzo Bernini</strong> yapmış. Gemi şeklinde yapılmasının nedeni ise 1598 yılında <strong>Tiber nehri</strong>nin aşırı yağmur yağışı nedeniyle taşması, bütün meydanın sular altında kalması sular çekildiğinde ise meydanda kalan tek şeyin bir gemi  (yada kayık tarzı bir şey) olmasıymış. Bu manzarayı gören Bernini meydana bu şekilde bir çeşme yapmaya karar verip oğluyla beraber bitirmiş.</p>
<div id="attachment_1294" style="width: 1034px" class="wp-caption aligncenter"><a href="http://gezente.com/wp-content/uploads/2011/11/ispanyol-merdivenleri.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-1294" class="wp-image-1294" src="http://gezente.com/wp-content/uploads/2011/11/ispanyol-merdivenleri.jpg" alt="İspanyol Merdivenleri" width="1024" height="919" srcset="https://gezente.com/wp-content/uploads/2011/11/ispanyol-merdivenleri.jpg 856w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2011/11/ispanyol-merdivenleri-300x269.jpg 300w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2011/11/ispanyol-merdivenleri-334x300.jpg 334w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a><p id="caption-attachment-1294" class="wp-caption-text">İspanyol Merdivenleri</p></div>
<p style="text-align: justify;">Çeşmenin hemen arkasında İspanyol merdivenleri yükseliyor. Meydan sanıldığı kadar geniş değil gözümüzde büyüttüğümüz kadar da gösterişli değil, bahar aylarında çiçeklerle donatıldığında çok güzel görünüyormuş ama biz Eylül sonu gittiğimizden bunu göremiyoruz maalesef. Yinede merdivenlerin arkasında yükselen yapı, meydanın ortasındaki o çeşme ile beraber bakıldığında görülmeye değer yerlerden biri. Merdivenlerde kendimize oturacak bir yer bakıyoruz. Gözümüze gölgelik bir alan kestirip oraya yöneliyoruz, merdivenler oldukça kalabalık yaşlısı genci herkes burada çoğunlukla sarmaş dolaş sevgililer var. Herkesin yüzünde bir gülümseme etrafa bakıyorlar aynı zamanda bir çok insanda köpekleri ile gelmiş ve gölgelik yerde oturup dinleniyorlar. Karnım acıkıyor rehber kitaptan en yakın nerede yemek yiyebileceğimize bakıyoruz daha önce aldığım notlarda öğle yemeği için Trevi çeşmesi civarında bir restorant belirlemişim buda yemek için biraz daha beklemem gerektirdiğini gösteriyor. İspanyol merdivenlerinde dinlendikten sonra merdivenlerden yukarı doğru çıkıyoruz. Burada <strong>Trinita dei Monti Kilisesi</strong>  var kiliseye kadar çıkıp oradan meydanı fotoğraflıyoruz. Kilisenin önünde ressamlar oturmuş çizim yapıyorlar. İsteyenler burada oturup portrelerini yada karikatürlü portrelerini çizdirebiliyorlar. Çizimini beğendiğimiz bir ressama yaklaşıp fiyatı soruyoruz portre için kişi başı 25 euro diyor. Bu pahalı diyor eşim karikatürlü çizimi soruyoruz onada kişi başı 15 euro diyor biz vazgeçip giderken adam iki kişi 20 euro olur diyor.  Kabul ediyoruz bizi teker teker sandalyeye oturtup bize bakarak karikatürlü bir resim çiziyor, önce eşim oturuyor bende ressamın arkasına geçip hem çizim anını hemde eşimi aynı karede  fotoğraflıyorum. Resim çizildikçe ben gülüyorum o sırada bir kaç kişi daha yanımıza gelip çizime bakıyorlar onlarda beğeniyor gülüyorlar. Kocaman ağzı, burnu , dişleri olan gülümseyen bir yüz çıkıyor çizim sonunda aynı şekilde beni de yanına çizdikten sonra arkamıza bir <strong>Collessium</strong> ve gökyüzüne yükselen kalpleri de ekledikten sonra çizim sona eriyor. Biz çok keyif alıyoruz o anlarda bizden sonra ise bir kaç çift daha çizim yaptırıyor ressama uğurlu geliyoruz yani.</p>
<div id="attachment_1296" style="width: 520px" class="wp-caption aligncenter"><a href="http://gezente.com/wp-content/uploads/2011/11/DSC_0483.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-1296" class="size-full wp-image-1296" src="http://gezente.com/wp-content/uploads/2011/11/DSC_0483.jpg" alt="Ressamlar" width="510" height="768" srcset="https://gezente.com/wp-content/uploads/2011/11/DSC_0483.jpg 510w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2011/11/DSC_0483-199x300.jpg 199w" sizes="(max-width: 510px) 100vw, 510px" /></a><p id="caption-attachment-1296" class="wp-caption-text">Ressamlar</p></div>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Merdivenlerden aşağıya doğru iniyoruz orada kağıttan <strong>japon şemsiyeleri</strong> satan işportacılardan süs şemsiye almak istiyorum. Soruyorum 10 euro diyor pazarlığa alışan eşim çok pahalı diyor en fazla 3 euro veririm diyor. İşportacı 9-8-7 diye fiyatı düşürüyor, adam bir yandan da çabuk olun polis geliyor zaten falan diyor işi aceleye getirmeye çalışıyor ama eşim pes etmiyor şemsiyenin bir ucundan tutup bırakmadan ısrarla 3 euro diyor adam en fazla 5 e düşerim diyor bende 4 euro verelim ver şemsiyeyi diyorum adam kabul ediyor şemsiyeyi verip hızla uzaklaşıyor. Yapılan bu pazarlıktan eşim oldukça memnun bende şemsiyemi açıp güneşten korunuyorum.</p>
<div id="attachment_1298" style="width: 1034px" class="wp-caption aligncenter"><a href="http://gezente.com/wp-content/uploads/2011/11/DSC_0638.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-1298" class="size-full wp-image-1298" src="http://gezente.com/wp-content/uploads/2011/11/DSC_0638.jpg" alt="Fontana di Trevi" width="1024" height="680" srcset="https://gezente.com/wp-content/uploads/2011/11/DSC_0638.jpg 1024w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2011/11/DSC_0638-300x199.jpg 300w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2011/11/DSC_0638-451x300.jpg 451w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a><p id="caption-attachment-1298" class="wp-caption-text">Fontana di Trevi</p></div>
<div id="attachment_2445" style="width: 1034px" class="wp-caption aligncenter"><a href="http://gezente.com/wp-content/uploads/2011/09/1-30Fontana-di-Trevi.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-2445" class="wp-image-2445" src="http://gezente.com/wp-content/uploads/2011/09/1-30Fontana-di-Trevi.jpg" alt="Fontana di Trevi" width="1024" height="630" srcset="https://gezente.com/wp-content/uploads/2011/09/1-30Fontana-di-Trevi.jpg 1280w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2011/09/1-30Fontana-di-Trevi-300x184.jpg 300w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2011/09/1-30Fontana-di-Trevi-1024x629.jpg 1024w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2011/09/1-30Fontana-di-Trevi-487x300.jpg 487w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a><p id="caption-attachment-2445" class="wp-caption-text">Fontana di Trevi</p></div>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Fontana di Trevi</strong>&#8216;ye (<strong>Trevi çeşmesi</strong>) doğru yola çıkıyoruz. Bu çeşmeye nedense sadece biz <strong>Aşk çeşmesi</strong> diyoruz kim nerden uydurdu bilemiyorum ama bütün dünya <strong>Trevi çeşmesi</strong> diye biliyor. Bu çeşme Sarayın duvarına <strong>Nicolo Salvi</strong> tarafından bir yarışmanın sonucunda yapımına başlanıp yaklaşık 30 yıl süren çalışma sonunda tamamlanabiliyor. <strong>Klasik</strong> ve <strong>Barok</strong> tarzda yapılmış bu çeşme, gündüz kadar akşamda ışıklandırılması ile çok güzel görünüyor. Çeşmenin ortasında <strong>Neptunus</strong> (<strong>Poseidon</strong>), solunda<strong> Ceres</strong> (<strong>Demeter</strong>) ve sağında <strong>Salus</strong> (<strong>Hygieia</strong>) heykelleri vardır. Genel olarak deniz teması işlenmiş bu çeşme yer altında bulunan 3 su kaynağının birleştiği noktaya yapıldığından Trevi  adıyla anıldığı da söyleniyor. En son 2008 yılında su boruları yenilenmiş ve son restorasyonu yapılmış. Trevi çeşmesinde arkanı çeşmeye dönüp bozuk para atarak dilek dilemek bir gelenek. Hatta iki dilek parası atanlar var biri Romaya yeniden dönmek için; diğeri ise kendi dileğiniz için. Eşimin kardeşi adına attığımız dilek parasından yaklaşık 3 ay kadar sonra O&#8217;nun da <strong>Roma</strong>&#8216;ya gitmesi belki de dileklerin gerçekleştiği anlamına geliyordur kim bilir&#8230; Etraf o kadar kalabalıkki dilekleri zorlukla dileyebiliyoruz etrafta sıkça Türkçe konuşmalar duyuyoruz, Roma&#8217;nın her yerinde karşılaştığımız gibi ülkemizden giden birçok insanla burada sohbet ediyoruz.</p>
<div id="attachment_1300" style="width: 778px" class="wp-caption aligncenter"><a href="http://gezente.com/wp-content/uploads/2011/11/page.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-1300" class="size-full wp-image-1300" src="http://gezente.com/wp-content/uploads/2011/11/page.jpg" alt="Brushetta-Spagethi-Pizza" width="768" height="768" srcset="https://gezente.com/wp-content/uploads/2011/11/page.jpg 768w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2011/11/page-150x150.jpg 150w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2011/11/page-300x300.jpg 300w" sizes="(max-width: 768px) 100vw, 768px" /></a><p id="caption-attachment-1300" class="wp-caption-text">Brushetta-Spagethi-Pizza</p></div>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">15:05; Dilek diledikten sonra yemek için bir yer bakınıyoruz<strong> Pizza in Trevi</strong> adlı lokantada karar kılıp oturuyoruz. Ben <strong>spagetti</strong> eşimde mantarlı kaşarlı domates soslu bir pizza alıyor. Zaten spesial menü geliyor isterseniz bu menüden bir şey seçip daha ucuza yiyebiliyorsunuz. Spesial menü de Zeytin yağlı- domatesli- zeytinli ezmeli brushetta, spaghetti, su, ekspresso yada amerikan kahvesi <strong>11,50</strong> euro yada mantarlı veya domatesli pizza alternatifli ikinci seçenek <strong>12,50</strong> euro bizim seçtiğimiz menülerdi bunlara ek olarak salata, tavuklu  patates, su kahve seçeneği olan <strong>15</strong> euro luk başka bir alternatif daha vardı. Bu restorantın en güzel yanı servis ücreti almıyor oluşuydu. <strong>İtalya</strong>&#8216;da bir çok restorant masa yada servis ücreti adı altında ek ücret alıyor. Menülerde servis ücreti yoktur tarzı ibare olan yerlere oturmakta fayda var. Siparişleri beklerken çok yorulduğumu fark ediyorum içerisi çok sıcak ve iyice uykum geliyor. Yemeğimizi yerken eşimle Roma&#8217;da ne karar rahat olduğumuzu kendimizi evimizde gibi hissettiğimizi konuşuyoruz. Yemekten sonra iki amerikan kahvesi söylüyoruz bizim Türk kahvesinin eline su dökemese de kahve güzel ama kreması da olduğu halde   acı. Yaklaşık 1 saat burada oturup yemek yedikten ve dinlendikten sonra <strong>Panteon</strong>&#8216;a doğru yürümeye başlıyoruz.</p>
<div id="attachment_1302" style="width: 520px" class="wp-caption aligncenter"><a href="http://gezente.com/wp-content/uploads/2011/11/DSC_0701.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-1302" class="size-full wp-image-1302" src="http://gezente.com/wp-content/uploads/2011/11/DSC_0701.jpg" alt="S.İgnazio di Loyola" width="510" height="768" srcset="https://gezente.com/wp-content/uploads/2011/11/DSC_0701.jpg 510w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2011/11/DSC_0701-199x300.jpg 199w" sizes="(max-width: 510px) 100vw, 510px" /></a><p id="caption-attachment-1302" class="wp-caption-text">S.İgnazio di Loyola</p></div>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Panteon&#8217;a giderken yolumuza <strong>S. İgnazio di Loyola</strong> adında beyaz mermerden dış yüzeyi olan çok büyük bir kilise çıkıyor. Öncelikle dışarıdan kiliseyi fotoğraflıyorum bu kilise için daha önceden aldığım bir not yok o yüzden şöyle bir göz atalım diyoruz. İçeri girdikten sonra ise Roma&#8217;da yaşadığımız en büyük süprizle karşılaşıyoruz. Kilise inanılmaz büyük o ana kadar gördüklerim arasında en büyük ve tartışmasız en iyisi bana göre. Duvarlarındaki resimler resmen 3 boyutlu gibi. Ufak bir şok yaşıyoruz o kadar güzel bir yer daha önce hiç görmemiştim. Burası<strong> Cizvit kilisesi</strong>, ölümü ve azizlik mertebesine yükselmesinden sonra bu kişi adına yapılmış. Barok tavanı öyle güzel gökyüzü görüntüsü ile süslenmiş ki gerçek sanmamak elde değil.</p>
<div id="attachment_1303" style="width: 1034px" class="wp-caption aligncenter"><a href="http://gezente.com/wp-content/uploads/2011/11/DSC_0339mm.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-1303" class="size-full wp-image-1303" src="http://gezente.com/wp-content/uploads/2011/11/DSC_0339mm.jpg" alt="S.İgnazio di Loyola" width="1024" height="680" srcset="https://gezente.com/wp-content/uploads/2011/11/DSC_0339mm.jpg 1024w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2011/11/DSC_0339mm-300x199.jpg 300w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2011/11/DSC_0339mm-451x300.jpg 451w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a><p id="caption-attachment-1303" class="wp-caption-text">S.İgnazio di Loyola</p></div>
<p style="text-align: justify;">Bu arada kilisenin tam ortasında koyu renkte bir kubbe göze çarpıyor ama bu sadece tavana çizilmiş bir resim. Önceden gerçek bir kubbe yapılmak istenmiş ama çok pahalı olacağı düşünülerek vazgeçilmiş, yerine aşağıdan bakılınca kubbeye tıpatıp benzeyen hatta sahte olduğunu kitaptan okumasam kolayca anlayamayacağım resmi çizilmiş. Duvar resimlerinin üç boyutlu etkisi insanı kendinden geçiriyor. Kilise içinde bol bol fotoğraf çekip istemeden de olsa bu süpriz kiliseden dışarı çıkıyoruz. Size şunu tavsiye edebilirim Panteon&#8217;a çok yakın olan bu kiliseyi mutlaka görün.  Aklımız bu kilisede kalarak <strong>Panteon</strong>&#8216;a doğru ilerliyoruz.</p>
<div id="attachment_1306" style="width: 1034px" class="wp-caption aligncenter"><a href="http://gezente.com/wp-content/uploads/2011/11/DSC_0944.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-1306" class="wp-image-1306 size-full" src="http://gezente.com/wp-content/uploads/2011/11/DSC_0944.jpg" alt="Pantheon" width="1024" height="680" srcset="https://gezente.com/wp-content/uploads/2011/11/DSC_0944.jpg 1024w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2011/11/DSC_0944-300x199.jpg 300w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2011/11/DSC_0944-451x300.jpg 451w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a><p id="caption-attachment-1306" class="wp-caption-text">Pantheon</p></div>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">17:40; <strong>Pantheon</strong> (<strong>tüm tanrıların tapınağı</strong>) ilk olarak M.Ö. 27 civarında yapımına başlanmış ve tapınak olarak kullanılmış. Daha sonra imparator <strong>Hadrian</strong> tarafından yeniden inşa edilip M.S. 125 yılında tamamlanmış ve bir kilise olarak tanrıya adanmış. Klisenin yada tapınağın en önemli özelliklerinden biri çapının yüksekliğine eşit olması ve kubbesinin ortasındaki 9 m lik delikten içeriye gün ışığının dolması. Yapıyı taşıyan kemerler görünürde yok, binanın duvar betonlarına gömülü.</p>
<div id="attachment_2444" style="width: 1034px" class="wp-caption aligncenter"><a href="http://gezente.com/wp-content/uploads/2011/09/1-53Pantheon.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-2444" class="wp-image-2444" src="http://gezente.com/wp-content/uploads/2011/09/1-53Pantheon.jpg" alt="Pantheon" width="1024" height="680" srcset="https://gezente.com/wp-content/uploads/2011/09/1-53Pantheon.jpg 1280w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2011/09/1-53Pantheon-300x199.jpg 300w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2011/09/1-53Pantheon-1024x680.jpg 1024w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2011/09/1-53Pantheon-451x300.jpg 451w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a><p id="caption-attachment-2444" class="wp-caption-text">Pantheon</p></div>
<p style="text-align: justify;">İçeride <strong>Rapheal</strong>&#8216;in ve önemli kişilerin mezarları var. Panteon içinde dolaşırken sürekli sessiz olunması hakkında anons yapılıyor bu otomatik anonsu bir çok kilisede duymak mümkün. Anons yapıldığı anda ortama bir sessizlik çöküyor akabinde bir kaç saniye süren sessizlik yavaş yavaş başlayan fısıldaşmaların giderek yükselmesiyle yeniden gürültüye dönüşüyor ve anons tekrarlanıyor arkasından aynı olay tekrar tekrar yaşanıyor. Yaklaşık 2-3 dakikada bir uğultu, bir sessizlik şeklinde şaşmadan devam eden bir melodisi var. İçeride dua etmek için sıralar var bizde sıralarda oturup rehber kitabımızı açıyoruz. Anlatılan mezarlar hangisi diye etrafa bakınıp fotoğraf çekiyor ve fırsattan istifade edip dinleniyoruz da. <strong>Pantheon</strong> benim <strong>İtalya</strong>&#8216;da en çok görmek istediğim yerlerden biriydi.</p>
<div id="attachment_1307" style="width: 520px" class="wp-caption aligncenter"><a href="http://gezente.com/wp-content/uploads/2011/11/DSC_0778.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-1307" class="size-full wp-image-1307" src="http://gezente.com/wp-content/uploads/2011/11/DSC_0778.jpg" alt="Pantheon" width="510" height="768" srcset="https://gezente.com/wp-content/uploads/2011/11/DSC_0778.jpg 510w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2011/11/DSC_0778-199x300.jpg 199w" sizes="(max-width: 510px) 100vw, 510px" /></a><p id="caption-attachment-1307" class="wp-caption-text">Pantheon</p></div>
<p style="text-align: justify;">Yüzyıllardır ayakta duran ve çeşitli değişimler geçirmiş bu Pagan yapısının içinde olmak çok farklı bir duygu duvardan yansıyan seslere kulak verirseniz sizi sanki eski çağlara götürüyor ve o sıra dışı ayinlerden birine katılmanızı sağlıyor. Etrafta yanan mumların kokusu da sizi bu büyünün içine davet ediyor gibi. Gözlerimi kapıyor farklı dillerin hiç anlamadığım seslerine kulak kabartıyorum bir süre sonra sesler kesiliyor ve kendimi gizli bir ayinin ortasında buluyorum. <strong>Dan Brown</strong>&#8216; un <strong>Da Vinci&#8217;nin şifresi</strong> isimli kitabını okurken yaşadığım duygulara bürünüveriyorum. Gizemli, mistik ritüellerin içinden beni eşimin sesi çıkartıyor. Pantheon&#8217;dan ayrılırken ortası boş tavanın arasından güneş ışıkları gözüme çarpıyor bir nevi bana göz kırpıyor aramızda sessiz bir anlaşma yapmış gibi birbirimizi anlıyoruz. Yapı olarak çok şaşa beklemeden ortamın havasına kendinizi kaptırırsanız sizi farklı bir dünyaya götüreceğine eminim.</p>
<div id="attachment_1313" style="width: 520px" class="wp-caption aligncenter"><a href="http://gezente.com/wp-content/uploads/2011/11/DSC_0956.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-1313" class="size-full wp-image-1313" src="http://gezente.com/wp-content/uploads/2011/11/DSC_0956.jpg" alt="Maria Sopra Minevra" width="510" height="768" srcset="https://gezente.com/wp-content/uploads/2011/11/DSC_0956.jpg 510w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2011/11/DSC_0956-199x300.jpg 199w" sizes="(max-width: 510px) 100vw, 510px" /></a><p id="caption-attachment-1313" class="wp-caption-text">Maria Sopra Minevra</p></div>
<p style="text-align: justify;">19:20; S. <strong>Maria Sopra Minevra</strong> isimli bir kiliseye geldik, içi yine çok büyük bir yer. Burası Roma&#8217;nın tek <strong>Gotik kilise</strong>si, o nedenle diğerlerinden farklı bir yönü var. İçeride <strong>haç tasıyan İsa</strong> heykelini <strong>Michelangelo</strong> 1521 de yapmış. Oldukça dramatik görünen bir heykel. Klisenin içindeki bazı bölümlere girilmesi yada fotoğraf çekilmesi yasak. Bunu farketmeden girdiğim şapelden bir görevlinin kovalaması ile çıkmak zorunda kalıyorum. Kilisenin tavanı mavi bir gökyüzü gibi boyanmış üzerindeki beyaz şekillerle gece parlayan yıldızlara benziyor. Camlarındaki İsa ve Meryem vitrayları ve bunun gibi rengarenk camlardan yapılmış şekiller içeri dolan gün ışığında rengarenk parlıyor. Oldukca canlı renklerle süslenmiş bir yer. Aynı zamanda kilisenin dışında sırtında dikili taş taşıyan ve ağırlığı altında eziliyormuş gibi görünen sevimli bir heykeli var. Heykel restore edildiği için etrafı kapatılmış bu nedenle düzgün fotoğrafını çekemiyorum. Bu heykel <strong>VII Papa Alexander</strong>&#8216;a atfedilmiş, gücün bilgeliği desteklemesi gerektiğini temsilen yapılmış. Bütün bu yapıların hepsi birbirine çok yakın birinden çıkıp öbürüne gireyim derken zaman hızla geçiyor.</p>
<div id="attachment_1314" style="width: 1034px" class="wp-caption aligncenter"><a href="http://gezente.com/wp-content/uploads/2011/11/DSC_0098.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-1314" class="wp-image-1314 size-full" src="http://gezente.com/wp-content/uploads/2011/11/DSC_0098.jpg" alt="Vittorio Emanuel" width="1024" height="680" srcset="https://gezente.com/wp-content/uploads/2011/11/DSC_0098.jpg 1024w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2011/11/DSC_0098-300x199.jpg 300w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2011/11/DSC_0098-451x300.jpg 451w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a><p id="caption-attachment-1314" class="wp-caption-text">Vittorio Emanuel</p></div>
<p style="text-align: justify;">Artık yorulduğumu hissediyorum, öğlen <strong>Trevi çeşmesi</strong>nin orada gördüğümüz magnetlerden almak için oraya doğru gidiyoruz. Buradan bir çok magnet ve arkadaşlarımız için hediyeler alıyoruz, herkesin seveceği ve onları yansıtan birşeyler bulmak için biraz dolaşmamız gerekiyor ama sonunda buna değiyor. Buradan Trevi çeşmesini akşamda görmek için yeniden çeşmeye doğru gidiyoruz kendimize birer dondurma alıp akşam sokak müzisyenlerin ezgileri eşliğinde bu mekanın tadını çıkarıyoruz. Gündüzde güzel ama akşam çeşitli ışık oyunları ile aydınlatılan bu mermerler bana çok daha ihtişamlı görünüyor. Buradan otele dönmeye karar veriyoruz, 175 nolu otobüse binerek <strong>Vittorio Emanuel</strong> anıtın önünden geçiyoruz,  hava karanlık iken bu koca anıt dev bir kremalı pastaya benziyor. Termini durağında inip otele dönüyoruz ertesi gün yapılacakları planlamaya çalışıyoruz, yarın <strong>Floransa</strong>&#8216;ya gideceğiz sabah erkenden uyanmak üzere uyuyoruz.</p><p>The post <a href="https://gezente.com/3gun/">Fontana di Trevi’de bir dilek tuttuk…</a> first appeared on <a href="https://gezente.com">Gezente.com</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://gezente.com/3gun/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
