<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Apollon - Gezente.com</title>
	<atom:link href="https://gezente.com/tag/apollon/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://gezente.com</link>
	<description>Gezente Bir Ruh Durdurulamaz!</description>
	<lastBuildDate>Sat, 09 Dec 2017 13:14:36 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.6.5</generator>
	<item>
		<title>Pamukkale Travertenlerdeyiz&#8230;</title>
		<link>https://gezente.com/pamukkale-kizilsu/</link>
					<comments>https://gezente.com/pamukkale-kizilsu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[gezente]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 31 Oct 2010 09:00:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[KUŞADASI -PAMUKKALE]]></category>
		<category><![CDATA[PAMUKKALE TRAVERTENLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[YURT İÇİ]]></category>
		<category><![CDATA[Acıgöl]]></category>
		<category><![CDATA[Afyon]]></category>
		<category><![CDATA[Amazonlar kraliçesi]]></category>
		<category><![CDATA[Apollon]]></category>
		<category><![CDATA[Bergama]]></category>
		<category><![CDATA[Denizli]]></category>
		<category><![CDATA[Frigya kralı Midas]]></category>
		<category><![CDATA[Hierapolis]]></category>
		<category><![CDATA[holy city]]></category>
		<category><![CDATA[Honaz]]></category>
		<category><![CDATA[Kaklık Mağarası]]></category>
		<category><![CDATA[Kaplıca]]></category>
		<category><![CDATA[Karahayıt köyü]]></category>
		<category><![CDATA[Kır tanrısı Pan]]></category>
		<category><![CDATA[Kızılsu]]></category>
		<category><![CDATA[kükürt gazı]]></category>
		<category><![CDATA[kutsa kent]]></category>
		<category><![CDATA[midasın kulakları]]></category>
		<category><![CDATA[Nekropol]]></category>
		<category><![CDATA[pamukkale]]></category>
		<category><![CDATA[Pamukkale Travertenleri]]></category>
		<category><![CDATA[pan]]></category>
		<category><![CDATA[traverten]]></category>
		<category><![CDATA[Yılmaz Erdoğan şiiri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://gezente.com/?p=1842</guid>

					<description><![CDATA[<p>Turun son gününde dönüş yolculuğu için sabah erkenden uyanıp, bavullarımızı topluyor ve lobiye iniyoruz. Kahvaltı salonuna geçerek nispeten düne oranla daha iyi bir kahvaltı yapıyoruz. Yolumuz uzun, diğer yolcularında tamamlanması ile Pamukkale’ye doğru yola çıkıyoruz. Pamukkale’ye geldiğimizde bizi ilk karşılayan yapay bir göl içinde yüzen birbirinden güzel ördekler oluyor. Fıskiyelerle süslü bu gölün içinde oradan [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://gezente.com/pamukkale-kizilsu/">Pamukkale Travertenlerdeyiz…</a> first appeared on <a href="https://gezente.com">Gezente.com</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Turun son gününde dönüş yolculuğu için sabah erkenden uyanıp, bavullarımızı topluyor ve lobiye iniyoruz. Kahvaltı salonuna geçerek nispeten düne oranla daha iyi bir kahvaltı yapıyoruz. Yolumuz uzun, diğer yolcularında tamamlanması ile <strong>Pamukkale</strong>’ye doğru yola çıkıyoruz. Pamukkale’ye geldiğimizde bizi ilk karşılayan yapay bir göl içinde yüzen birbirinden güzel ördekler oluyor. Fıskiyelerle süslü bu gölün içinde oradan oraya yüzen ördekler fotoğraf çekerken de bize poz vermeyi ihmal etmiyor. Uzun bir yürüyüş bizi bekliyor çünkü travertenlere gitmeden önce Hierapolis antik kentini gezeceğiz. Holy city (Kutsal kent) olarak ta bilinen kentte birçok tapınak ve dinsel yapı mevcut.<br />
Kentin kuruluşu hakkında bilgilerin kısıtlı olmasına karşın; <strong>Bergama Krallarından II. Eumenes</strong> tarafından MÖ. II. yy. başlarında kurulduğu ve Bergama’nın efsanevi kurucusu <strong>Telephos</strong>un karısı <strong>Amazonlar kraliçesi Hiera</strong>dan dolayı, Hierapolis adını aldığı biliniyormuş. Üst üste yaşadığı depremlerden dolayı daha sonraları <strong>Hellenislik</strong> niteliğini yitirerek Roma şehirlerine benzer bir görüntüye kavuşmuş 12. yy sonlarına doğruda Türklerin eline geçmiş. Çok geniş bir alanda kurulu olan kentte görülecek çok fazla tarihi eser mevcut.</p>
<div id="attachment_1499" style="width: 1034px" class="wp-caption aligncenter"><a href="http://gezente.com/wp-content/uploads/2011/04/Pamukkale.jpg"><img fetchpriority="high" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-1499" class="wp-image-1499" src="http://gezente.com/wp-content/uploads/2011/04/Pamukkale-1024x680.jpg" alt="Pamukkale" width="1024" height="680" srcset="https://gezente.com/wp-content/uploads/2011/04/Pamukkale-1024x680.jpg 1024w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2011/04/Pamukkale-300x199.jpg 300w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2011/04/Pamukkale-451x300.jpg 451w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2011/04/Pamukkale.jpg 1280w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a><p id="caption-attachment-1499" class="wp-caption-text">Pamukkale</p></div>
<p style="text-align: justify;"><strong>Güney Bizans kapısı</strong>ndan geçerek kente giriyoruz. Geniş bir alanda kurulu ve çoğu yerde kazılar ve kazı sonrası çıkarılan eserleri yerleştirme işlemleri devam ettiğinden bazı bölümlerini göremeden yolumuza devam ediyoruz.</p>
<div id="attachment_2513" style="width: 1034px" class="wp-caption aligncenter"><a href="http://gezente.com/wp-content/uploads/2010/10/pamukkale-hierapolis-Antik-Kenti-4.jpg"><img decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-2513" class="wp-image-2513 size-full" src="http://gezente.com/wp-content/uploads/2010/10/pamukkale-hierapolis-Antik-Kenti-4.jpg" alt="pamukkale (hierapolis Antik Kenti) (4)" width="1024" height="680" srcset="https://gezente.com/wp-content/uploads/2010/10/pamukkale-hierapolis-Antik-Kenti-4.jpg 1024w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2010/10/pamukkale-hierapolis-Antik-Kenti-4-300x199.jpg 300w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2010/10/pamukkale-hierapolis-Antik-Kenti-4-451x300.jpg 451w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a><p id="caption-attachment-2513" class="wp-caption-text">Güney Bizans kapısı</p></div>
<p style="text-align: justify;">Tepelik bir alana geldiğimizde kenti kuşbakışı bir açıdan görüntüleyerek tiyatroya giriyoruz. Tiyatro, bu gezi içinde gördüğüm en sağlam kalmış yapılardan biri.</p>
<div id="attachment_2512" style="width: 1034px" class="wp-caption aligncenter"><a href="http://gezente.com/wp-content/uploads/2010/10/pamukkale-hierapolis-Antik-Kenti-6.jpg"><img decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-2512" class="size-full wp-image-2512" src="http://gezente.com/wp-content/uploads/2010/10/pamukkale-hierapolis-Antik-Kenti-6.jpg" alt="Pamukkale (hierapolis Antik Kenti) " width="1024" height="680" srcset="https://gezente.com/wp-content/uploads/2010/10/pamukkale-hierapolis-Antik-Kenti-6.jpg 1024w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2010/10/pamukkale-hierapolis-Antik-Kenti-6-300x199.jpg 300w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2010/10/pamukkale-hierapolis-Antik-Kenti-6-451x300.jpg 451w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a><p id="caption-attachment-2512" class="wp-caption-text">Pamukkale (hierapolis Antik Kenti)</p></div>
<p style="text-align: justify;">Burada aslan dövüşleri ya da gladyatör yarışları da yapıldığından ilk basamaklara kadarki duvarlar daha yüksekte. Sahnenin iki kenarından oyuncular orta kısmından ise hayvanların girdiği kapılar var. Oturma kısmının ortasında Kralların oturduğu taht görünümlü bir boşluk ve hemen karşısında heykellerle süslü bir sahne var. Buradaki heykellerin ve mermere işlenmiş resimlerin anlattığı birde hikaye var: Çobanların Tanrısı, hayvanların koruyucusu, okçuluk, tıp, müzik ve gelecekle ilgili bilgilerin tanrısı sayılan Apollon müzik alanında en güzel enstrümanı kendisinin çaldığını iddia ediyor, bazı kimseler ise <strong>Kır Tanrısı</strong> keçi ayaklı <strong>Pan</strong>’ın da çok güzel enstrüman çaldığını söylüyor. Halkın da davetli olduğu, hakemliğini <strong>Frigya kralı Midas</strong>&#8216;ın yaptığı bir yarışma düzenliyor. <strong>Apollon</strong> neredeyse büyülü bir melodi ile Lir çalıyor ve oradakileri kendisine hayran bırakıyor, Pan ise flütü ile neşeli parçalar çalıyor. Müzikten anlamayan Midas ise; Kır tanrısı Pan’ın flütle çaldığı oynak havalara kendini kaptırıp onu birinci ilan ediyor. Apollon ise buna çok sinirleniyor ve  “kulakların yeterince iyi duymuyor şimdi belki müzikten anlarsın” diyerek kulaklarını eşek kulaklarına çeviriyor. Midas bu halinden çok utanıyor saçlarını uzatarak bu sırrı saklamaya çalışıyor ancak berberi saçlarını keserken onun kulaklarını görüyor, Kral Midas&#8217;ın hışmından da korktuğu için berber kimseye anlatamıyor ama içinde de tutamıyor. Tek çare gidip bildiğini bir kuyuya haykırmakta buluyor. Kuyunun içine eğilerek “Midasın kulakları eşek kulaklarıııı” diye bağırıyor. Kuyu çok derin ve dipsiz olduğundan berberin sözleri yankılanarak yayılıyor ve diğer kuyulardan çıkıyor bu sayede bütün halkın arasında kulaktan kulağa konuşularak bugüne kadar ulaşıyor. İki kişinin bildiği sır olmaktan çıkıyor&#8230; Size küçük bir sır vereyim bazı kaynaklar ise Midas&#8217;ın genetik bozukluktan dolayı kulaklarının ve kafatasının bu şekilde bir eşeği anımsattığını yazıyor ama aramızda kalsın <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/15.0.3/72x72/1f642.png" alt="🙂" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /></p>
<p style="text-align: justify;">Hikayelerini dinleyip Tiyatro alanını gezdikten sonra yokuş aşağıya inmeye başlıyoruz. Buradan <strong>Apollon Tapınağı</strong>na giden bir yol var. Ama biz o tarafa sapmıyoruz çünkü <strong>Pamukkale Travertenleri</strong> görmemiz gerek. Uzun yıllardır etrafta yapılan oteller ve binalara su verilmesinden dolayı siyah olan Travertenler belediyenin sonunda bu işe bir el atması ile çözüme kavuşmuş gibi duruyor. Siyah görüntüyü önlemek için dönem dönem su serbest bırakılıyor ve kalkerler oluşarak bu pamuk ovası görünümü kazanıyor her yer.</p>
<div id="attachment_2327" style="width: 1034px" class="wp-caption aligncenter"><a href="http://gezente.com/wp-content/uploads/2012/03/pamukkale-hierapolis-Antik-Kenti-10.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-2327" class="size-full wp-image-2327" src="http://gezente.com/wp-content/uploads/2012/03/pamukkale-hierapolis-Antik-Kenti-10.jpg" alt="Pamukkale Travertenleri" width="1024" height="680" srcset="https://gezente.com/wp-content/uploads/2012/03/pamukkale-hierapolis-Antik-Kenti-10.jpg 1024w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2012/03/pamukkale-hierapolis-Antik-Kenti-10-300x199.jpg 300w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2012/03/pamukkale-hierapolis-Antik-Kenti-10-451x300.jpg 451w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a><p id="caption-attachment-2327" class="wp-caption-text">Pamukkale Travertenleri</p></div>
<p style="text-align: justify;">Eskiden gelip şimdi tekrar görenler şu anki halinin çok daha iyi olduğunu söylüyor. Neyse ki biz güzel zamanlarında gelmiş olduk. Etraf alabildiğine beyaz ve küçük havuzlar halinde birikmiş sıcak suyun içinde isteyen yüzüyor isteyen ayaklarını sokuyor. Zemin biraz kaygan sadece düşüp yaralanmamak için rehberimiz çorapla gezmenin daha akıllıca olduğunu söylüyor. Aslında korkulacak kadar kaygan değil, ayakkabılarımızı çıkarıp yürümeye başlıyoruz. Su sıcak, hava güneşli kendimizi bir tatil beldesinde havuz keyfi yapıyormuş gibi hissediyoruz. Biz de oturup sıcak su akan kanallardan birine ayaklarımızı sokuyor ve manzaranın tadını çıkartıyoruz. Bu açıdan bakınca manzara o kadar güzel görünüyor ki güzel hiç kalkmak istemiyoruz. Zaman kısıtlı olduğundan bu keyfi yarıda kesip dolaşmaya devam ediyoruz.</p>
<div id="attachment_1500" style="width: 1034px" class="wp-caption aligncenter"><a href="http://gezente.com/wp-content/uploads/2011/04/Pamukkale_.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-1500" class="wp-image-1500" src="http://gezente.com/wp-content/uploads/2011/04/Pamukkale_.jpg" alt="Pamukkale Travertenleri" width="1024" height="680" srcset="https://gezente.com/wp-content/uploads/2011/04/Pamukkale_.jpg 1280w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2011/04/Pamukkale_-300x199.jpg 300w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2011/04/Pamukkale_-1024x680.jpg 1024w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2011/04/Pamukkale_-451x300.jpg 451w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></a><p id="caption-attachment-1500" class="wp-caption-text">Pamukkale Travertenleri</p></div>
<p style="text-align: justify;">Travertenleri gezdikten sonra tekrar yukarı çıkıyoruz. <strong>Nekropol</strong> alanına doğru yürüyoruz. Nekropol mezarlık anlamına geliyor. Mezarlarda kireçtaşı ve mermer kullanılmış. Mermer kullanımı daha çok lahit tiplerinde görülüyor. Kuzey nekropolü, Geç Hellenistik dönemden erken Hristiyanlık dönemine kadar karakteristik lahitleri, mezar tiplerini ve mezar anıtlarını bir arada içeriyor. Kentte görülen mezarlar lahit, tümülüs ve ev tipi mezarlar. Konut mimarisini anımsatan mezar yapıları, nekropolün en önemli elamanları sayılıyor.</p>
<div id="attachment_1498" style="width: 690px" class="wp-caption aligncenter"><a href="http://gezente.com/wp-content/uploads/2011/04/Nekropol.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" aria-describedby="caption-attachment-1498" class="size-full wp-image-1498" src="http://gezente.com/wp-content/uploads/2011/04/Nekropol.jpg" alt="Nekropol-Mezarlık" width="680" height="1024" srcset="https://gezente.com/wp-content/uploads/2011/04/Nekropol.jpg 680w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2011/04/Nekropol-199x300.jpg 199w" sizes="(max-width: 680px) 100vw, 680px" /></a><p id="caption-attachment-1498" class="wp-caption-text">Nekropol-Mezarlık</p></div>
<p style="text-align: justify;">Nekropol alanı gerçekten çok ilginç öyle mezarlar görüyoruz ki dışarıdan bir evin kapısını andırıyor. İçerisinde iki ya da üç kattan oluşan küçük bölümleri var ailecek gömüldüklerini düşünüyorum. Zengin kesimin mezarları bu şekildeymiş halktan insanlar ise daha çok kayalara oyulmuş mezarların içine gömülürmüş. Sayıca 2000 den fazla mezar yapısının bulunduğu yer oldukça ilgi çekici. Tümülüs tipi olanlar daha eski dönemlere aitmiş. Bu alanı da gezdikten sonra yeniden otobüslere biniyor ve <strong>Karahayıt köyü -Kızılsu&#8217;</strong>ya gidiyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;">Kaplıcaları ve su kaynakları ile meşhur Kızılsu&#8217;ya geldiğimizde suyun etrafındaki kalker tabakasının kırmızıya yakın bir renk olduğunu fark ediyoruz. Burada hediyelik eşya aldıktan sonra bir restorana oturup öğle yemeğimizi sipariş ediyoruz. Zaman az olduğu içinde yine gözleme siparişi veriyoruz ama çok yoğun olmamasına karşın siparişlerimiz oldukça gecikiyor hatta benim siparişim eksik geliyor, bir gözleme daha istiyorum ama maalesef bir türlü gelmiyor. Karnımı tam doyuramadan gergin bir şekilde mekanı terk ediyorum. Etrafta dolaşmaya ve fotoğraf çekmeye devam ediyorum.</p>
<p style="text-align: justify;">Buradan ayrılıp yolumuza devam ediyoruz <strong>Denizli-Afyon</strong> karayolu üzerinde bulunan Honaz ilçesine bağlı <strong>Kaklık Mağarası</strong>na geliyoruz. Rehberimiz içeride çok yoğun bir kükürt gazı olduğunu ağzımızı sıkıca kapamamızı söylüyor. Gerçekten de ilk girdiğimiz anda kokudan bayılacak gibi oluyorum. Nefes almak oldukça güç. Ama içerideki manzara her şeye değer. Mağaranın içi Pamukkale travertenlerinin minik bir kopyası gibi. Mağaranın duvarları yosunlarla kaplı her yerinden sular akıyor ve tahtadan yapılmış basamaklarla alta doğru iniyor dolaşıyor ve yeniden yukarı çıkılıyor. Su birikintilerinin oluşturduğu küçük göletler içindeki yosunlar suyun rengarenk görünmesine neden oluyor. Mavi yeşil arası inanılmaz güzellikteki yansımaları izlerken içerideki boğucu havayı tamamen unutuyorsunuz. Mağarayı dolaşıp yukarı çıkıyoruz. Dışarıda nefes alabilmenin verdiği rahatlıkla biraz dinlenip yeniden otobüse binerek yola devam ediyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;">Son güzergahımız <strong>Acıgöl</strong> ama maalesef yol kenarında durulacak uygun noktalar olmadığından dolayı çok kısa bir mola verip aceleden uzaktan çekilmiş birkaç fotoğraf ile yetinmek zorunda kalıyoruz. Gezinin son güzergahını da geçtikten sonra İstanbul&#8217; a dönüş başlıyor bizim için. Otobüs kaptanımız kaptan yardımcımız ve güzel sesli yolcular korosu eşliğinde şarkılar söyleyerek yola devam ediyoruz. Aklıma <strong>Yılmaz Erdoğan</strong>&#8216;ın bir şiiri geliyor.</p>
<p style="text-align: justify;">&#8216;&#8230;.. Yol bir yere gitmez<br />
o bir durma biçimidir<br />
yol yoluyla gidebilir yare<br />
yoldan çıkabilir apansız<br />
ve ömür bitebilir yoldan önce<br />
ama yol bir yere gitmez&#8230;.. &#8216;</p>
<p style="text-align: justify;"><p>The post <a href="https://gezente.com/pamukkale-kizilsu/">Pamukkale Travertenlerdeyiz…</a> first appeared on <a href="https://gezente.com">Gezente.com</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://gezente.com/pamukkale-kizilsu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Pirene&#8217;den  Kuşadası&#8217;na&#8230;</title>
		<link>https://gezente.com/pirene-milet-kusadasi/</link>
					<comments>https://gezente.com/pirene-milet-kusadasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[gezente]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 29 Oct 2010 09:00:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[KUŞADASI -PAMUKKALE]]></category>
		<category><![CDATA[MİLET]]></category>
		<category><![CDATA[YURT İÇİ]]></category>
		<category><![CDATA[Agora]]></category>
		<category><![CDATA[altınkum plajı]]></category>
		<category><![CDATA[apollo tapınağı]]></category>
		<category><![CDATA[Apollon]]></category>
		<category><![CDATA[Demeter temenosu]]></category>
		<category><![CDATA[Didim]]></category>
		<category><![CDATA[Gymnasium]]></category>
		<category><![CDATA[kuşadası]]></category>
		<category><![CDATA[Kutsal ev]]></category>
		<category><![CDATA[Kutsal galeri]]></category>
		<category><![CDATA[Medusa]]></category>
		<category><![CDATA[Milet]]></category>
		<category><![CDATA[Miletos]]></category>
		<category><![CDATA[Minos]]></category>
		<category><![CDATA[Odeon]]></category>
		<category><![CDATA[pamukkale]]></category>
		<category><![CDATA[priene]]></category>
		<category><![CDATA[tur]]></category>
		<category><![CDATA[Zeus mabedi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://gezente.com/?p=1838</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gezmeye doyamıyoruz, bu sefer Kuşadası ve Pamukkale civarındaki tarihi yerleri görmeye karar veriyoruz. Tur ile gitmeye karar veriyoruz, yolculuk akşam saatlerinde başlayacak. Evden çıkıyoruz saat 21:30 da Yenibosna otobüs durağı yanında Londra Camping den tur otobüsleri eşliğinde başlayan turumuzda önce bizi sağanak yağmur karşılıyor. Rüzgardan uçuşan şemsiyelerimizle tur otobüsünü bulmaya çalışarak aynı zamanda bavullarımızı da [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://gezente.com/pirene-milet-kusadasi/">Pirene’den  Kuşadası’na…</a> first appeared on <a href="https://gezente.com">Gezente.com</a>.</p>]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Gezmeye doyamıyoruz, bu sefer <strong>Kuşadası</strong> ve <strong>Pamukkale</strong> civarındaki tarihi yerleri görmeye karar veriyoruz. Tur ile gitmeye karar veriyoruz, yolculuk akşam saatlerinde başlayacak. Evden çıkıyoruz saat 21:30 da Yenibosna otobüs durağı yanında <strong>Londra Camping</strong> den tur otobüsleri eşliğinde başlayan turumuzda önce bizi sağanak yağmur karşılıyor. Rüzgardan uçuşan şemsiyelerimizle tur otobüsünü bulmaya çalışarak aynı zamanda bavullarımızı da çekeleyerek bir maceraya daha yelken açıyoruz. İlk istikamet diğer yolcuları da almak için uğrayacağımız <strong>Kadıköy Salıpazarı</strong>. Yol üzerinde <strong>Adapazarı</strong> ve <strong>Bursa</strong> yolcuları da eklendiğinde gerekli misafir sayısına ulaşmış oluyoruz.Yağmur felaketinden sonra ikinci yaşadığımız aksilik ise bize söz verilen ön koltukların başkalarına ayrılmış olması. 4 kişilik planladığımız yolculuğa, son anda bir arkadaşımızın elinde olmayan sebeplerden ötürü bize katılamaması ile 3 kişi başlamakta planlanmayan başka bir gelişme.</p>
<p style="text-align: justify;">Her ne kadar daha önceden defalarca hava durumuna bakmışta olsak kültür turumuz boyunca bize ne tür bir havanın eşlik edeceğini kestirmek oldukça zor oluyor. Mola verdiğimiz zaman gecenin oldukça soğuk olmasından dolayı sabah saatlerinde yağmur yağacağını düşünüyoruz. Ancak sabahın ilk ışıkları ile pırıl pırıl güneşli bir hava bizi karşıladığında oldukça mutlu oluyoruz. Sabah saat 8-9 arasında ilk olarak kahvaltı yapacağımız yol üstünde bir dinlenme tesisine yöneliyoruz. Tur otobüsü dolu, tüm yolcular bir yandan uyanmaya çalışıp bir yandan da kahvaltı için kendine uygun bir masa bulmaya çalışıyor. Bizde aynı şekilde masa bakıyoruz. Restoran yeterince temiz değil, hatta kahvaltı için yiyecek neredeyse hiçbir şey bulamıyoruz. Kahvaltı sonrası <strong>Priene</strong>&#8216;nin yolunu tutuyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://gezente.com/wp-content/uploads/2011/04/DSC_0046.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-large wp-image-142" src="http://gezente.com/wp-content/uploads/2011/04/DSC_0046-1024x680.jpg" alt="priene" width="615" height="408" srcset="https://gezente.com/wp-content/uploads/2011/04/DSC_0046-1024x680.jpg 1024w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2011/04/DSC_0046-300x199.jpg 300w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2011/04/DSC_0046.jpg 1600w" sizes="(max-width: 615px) 100vw, 615px" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Saat 11 e doğru <strong>Priene</strong> ye ulaşıyoruz. Şehre giriş 3 ana kapıdan yapılıyor, şehrin en önemli özeliklerinden biri eşit parçalara bölünmüş yaklaşık 80 bloğa ayrılmış olması, şehrin kavşak noktalarının birbirine olan uzaklığı bu nedenle aynı. O zamanlar şehir planlamanın ne kadar ileri seviyede olduğunu anlatıyor bizlere. İlk olarak bizim gibi turla veya ayrı olarak gelmiş turist kalabalığının içinde zaman zaman kaybolarak, kalıntılar içinde fotoğraf çekmeye başlıyoruz. Hava ve ortam o kadar güzel ki her gördüğümüz kalıntı güneşin ışık oyunları arasında gözümüzde bir şahesere dönüşüyor. <strong>Kutsal galeri, Zeus mabedi, Kutsal ev, Gymnasium</strong> en çokta Tiyatroyu beğeniyorum. Tiyatro günümüzde bile oldukça iyi durumda görünüyor. Ancak beni en çok etkileyen yer <strong>Athena tapınağı</strong> oluyor. <strong>Odeon, Demeter temenosu</strong>, <strong>Agora</strong>&#8230;Priene Antik Kenti içinde görülmesi gereken yerlerden sadece birkaçı.</p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://gezente.com/wp-content/uploads/2011/04/Pirene.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter size-large wp-image-1501" src="http://gezente.com/wp-content/uploads/2011/04/Pirene-1024x680.jpg" alt="Pirene" width="615" height="408" srcset="https://gezente.com/wp-content/uploads/2011/04/Pirene-1024x680.jpg 1024w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2011/04/Pirene-300x199.jpg 300w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2011/04/Pirene-451x300.jpg 451w, https://gezente.com/wp-content/uploads/2011/04/Pirene.jpg 1280w" sizes="(max-width: 615px) 100vw, 615px" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Buradaki gezimizi tamamladıktan sonra <strong>Milet Ören</strong> yerine doğru yola çıkıyoruz. Otobüsten indiğimizde bizi karşılamaya gelmiş gibi bekleyen köpek yavrularını sevdikten sonra rehberin anlatımları ile birlikte Ören yerini gezmeye başlıyoruz. Milet, büyük Menderes nehri yakınlarında kurulmuş taş devrinden beri varlığını sürdüren çok güzel bir yer. Rivayete göre <strong>Apollon</strong>&#8216;un oğlu olan <strong>Miletos</strong>&#8216;u, <strong>Minos</strong>&#8216;un kötülüklerinden korumak için kimsenin bulamayacağı bir dağa bırakırlar, kurtlar ve çobanlar tarafından bakılan Miletos büyüdükten sonra Anadoluya gelir, Menderes nehrinin kızı Kyane ile evlenerek Miletos şehrini kurar. Daha sonra Denizcilik alanında oldukça ilerleyen Miletoslular birçok koloni kurar bu sayede oldukça zenginleşirler. Ünlü düşünür <strong>Tales</strong> te Miletoslulardandır. Tales, Piramitlerin yüksekliğini, güneş tutulmasını hesaplamıştır. Aynı zamanda bir çember içine dik üçgen çizen ilk kişi ve antik çağın 7 bilgesinden biridir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Milet</strong>’in tarih kokusunu içimize çekerek Tiyatroya doğru yürümeye başlıyoruz. Rehberimiz buranın akustiğinin inanılmaz olduğunu söylüyor, gerçekten de tiyatroya girdiğimizde içerideki birçok yerli ve yabancı turistin bunu denemek için şarkı söylediğini yada garip sesler çıkardığını fark ediyoruz. Rehberin anlatımları devam ederken gruptan ayrılarak hemen fotoğraf çekmeye ve etrafı keşfetmeye başlıyorum. Basamakları çıkarak yukarıdan birkaç fotoğraf çekeyim derken bir tünel görüyorum içinden geçip beni neyin karşılayacağını oldukça merak ediyorum. Bir kaç basamak indiğimde büyük demir parmaklıklarla kapalı kapıları olan eskiden suçlu ya da esirlerin tutulmuş olabileceğini düşündüğüm pencereleri küçük ve yukarıda olan odalar görüyorum. Benim gibi meraklı bir kaç turistte buranın ne olabileceği hakkında fikir yürütüyorlar. Şimdilerde ise depo olarak kullanılan bu odaların içinde gereksiz birçok eşya yığılmış neden oraya koyulduklarını bir türlü anlayamıyorum.</p>
<p style="text-align: justify;">Buradaki gezimizi tamamladıktan sonra <strong>Apollo tapınağı</strong> ve <strong>Medusa</strong> yı görmek için Didime doğru yola çıkıyoruz. Bu arada oldukça acıktığımızdan yöresel restoranlardan birinde açık büfe öğle yemeği alabileceğimiz söyleniyor. Bizde bahçesinde, kapısında, içinde her yerde kediler olan bir restorana giriyoruz, menüde et, balık ve çeşitleri var. Bu kadar balık kokusu varken etrafta kedi görmemek sanırım mümkünde değil, kedileri besleyerek eğlendiğimiz öğle yemeği sonrasında hemen yakınlardaki Apollon tapınağına doğru yürümeye başlıyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;">Apollon tapınağı 120m uzunluğunda 25m yüksekliğinde genç didymaion antik döneminin en büyük yapıtlarından biri. Yüzyıl süren inşaatına rağmen tapınak tamamlanamamış. Planlanmış olan 122 sütundan sadece 72 tanesi dikilmiş bunlarında tümü bitirilememiş. Sütunlar lonia tipi başlıklarla taçlandırılmış köşedeki başlıklar eşsiz görünmekte. Bunlardan birinde Artemis ve Leto figürleri halen görülebiliyor, diğer sütun ise şuanda İstanbul arkeoloji müzesinde korunuyormuş ve üzerinde Zeus ve Apollon varmış. Üçe ayrılmış olan arşı trav üzerindeki firizde <strong>Medusa</strong> başı bulunuyor. Bu olağan üstü yaratıkların betimlenmesi antik dönem inancında kötülüklerden korunmak içinmiş. Buradaki tapınak gördüklerim arasında beni en çok etkileyen şey oldu. Mesusa başını, aslanlı anıtları, devasa Athena tapınağı kalıntılarını gördükten sonra <strong>Didim</strong> <strong>altınkum plajı</strong>nı uzaktan görüntüleyebileceğimiz bir yere gelip fotoğraf çekiyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;">Daha sonra aksam yemeği yemek ve otelimize yerleşmek için <strong>Kuşadası</strong>’na doğru yolculuğumuz başlıyor. Akşam yemeğinden sonra etrafta kısa bir gezinti yapmak için dışarı çıkıyoruz. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı olması sebebiyle sokaklarda coşkulu bir kalabalık ellerinde bayraklar, meşaleler ve marşlar eşliğinde yürüyorlar. Kalabalığın içine karışarak onlarla birlikte yürüyoruz. Meydanda Leman Sam konserini dinleyip kulaklarımızın pasını siliyor, söylenen marşlar, şarkılar ardından havai fişek gösterisi ile oldukça eğlenerek günü sonlandırmış oluyoruz.</p><p>The post <a href="https://gezente.com/pirene-milet-kusadasi/">Pirene’den  Kuşadası’na…</a> first appeared on <a href="https://gezente.com">Gezente.com</a>.</p>]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://gezente.com/pirene-milet-kusadasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
