Gezente.com

Beatrice’den Sonra Birinci Yüzyıl

Beatrice'den Sonra Birinci Yüzyıl

Amin Maalouf‘un diğer romanlarından farklı bir eseri. Maalouf bu sefer bize nüfus gelişimi, tıp bilimi, çocuk tercihinin/isteğinin kız ya da erkek olmasının etkilerini ve bu isteğe müdahale etmenin sonucunda oluşan kaosu, dünyanın kuzeyi ile güneyi arasındaki düşüncenin ve bakış açısının farklılığını, evrensel bir soruna yaklaşımını ustaca ve akıcı bir şekilde sunuyor. İçimizdeki Amin Maalouf hayranlığını daha da güçlendiren bir eser.

Kitaptan hoşumuza giden alıntılar;

“Benim için kalıcı olarak çekiciliğini koruyan şey yürek yüceliğidir, buna bir de güzellik eşlik ederse ne ala, etmezse yazık.”

“Aşkın yaşamı sürdürmek için başvurulan bir hile olduğunu biliyorum.”

“Biliyoruz ki, ışık nasıl gölgeyi büyütürse, iletişim araçları da bilinçsizliği öyle yaygınlaştırıyor.”

“İnsanı bitirip tüketen şey asıl kendi üzüntüsüdür.”

“Lavradan böceğe, çirkin ve sürüngen tırtıldan rengarenk, muhteşem kelebeğe dönüşümde, bir gerçekten ötekine geçiyoruz izlenimine kapılırız;ne var ki kelebeğin güzelliğini oluşturan her şey zaten tırtılda vardır.”

“Bazı sözcükler ağzından çıktıkları anda, sıcak süte bir damla limon sıkmışsın gibi bir etki yaratıyorlar.”

“Batı her zaman senin bildiğin gibi barış ve adalet diyarı değildi, kadın ve erkek haklarının, doğanın üstüne titrenmiyordu. Senden bir önceki kuşaktan olan ben, bambaşka bir Batı tanıdım. Şunu unutma ki, yüzyıllar boyunca, Yerküre’nin dört bir yanında izler bıraktık, imparatorluklar kurduk, uygarlıklar yıktık, Amerika’daki Kızılderilileri yok ettik, sonra onların yerine çalışsınlar diye takalar dolusu zenci getirdik, afyon satın almaya zorlamak için Çinlilerle savaştık, evet, dünyada bir kasırga gibi estik, çoğunlukla yararlı ama her zaman yıkıcı bir kasırga”

“Tüm ilaçlar bilinçli kullanıldığında kurtarıcı, aksi halde tehlikelidir. Bir mucid insanlığı olgunlaşmış varsaymalıdır; yoksa birçok şey icat edilmemeliydi! Ama bilim geriye doğru işlemez, insanlık sahip olduğu bilgiden de, güçten de kurtulamaz. Geçmişe özlem duyanlar bunu böyle kabullenmeliler!”

“Kamuoyunu uyuyan, iri bir insan gibi düşünmek gerek. Zaman zaman, sıçrayarak uyanıyor, kulağına bir düşünce fısıldamak için o andan yararlanılmalı, ama en basit, en belirgin düşünceyi seçmeli çünkü hemen gerinir, arkasını döner, esner, tekrar uykuya dalar ve sen onu ne engelleyebilir ne de
uyandırabilirsin.”

“- Hortlaklara inanıyor musun?
- Hayır.
- Yanlış yapıyorsun o zaman. Mezarlıkların yakınlarında dolaşn sivri tırnaklı uyurgezer cesetlerden söz etmiyorum. En az onlar kadar sivri tırnaklı ve kanlı, hortlak düşüncelerden söz ediyorum, yaşamının her çağında onlara rastlayacaksın ve zaten ölü oldukları için, öldüremeyeceksin onları.”

“Çocuklar söz konusunda olduğunda, yücelikle iğrençlik, yüce gönüllülükle alçaklık birbirinden öyle ince bir çizgiyle ayrılık ki..”

“Eğer dünyada bir yığılma varsa, bizim doymazlığımız, bencilliklerimiz, dışlamalarımız, sözde ‘yaşam alanlarımız’, ‘etki alanlarımı’ ya da ‘güvenlik alanlarımız’ ve de uyduruk bağımsızlıklarımız yüzündendir.”

“Kin, sonsuza kadar sıradan bir gerçeklik olarak kalamaz. Günün birinde, herhangi bir nedenle kudurur ve o zaman anlaşılır ki yüz yıl, bin yıl, iki bin yıldır ne bir tokat ne bir korku unutulmuştur. Kin söz konusu olduğunda, bellek zamanın içinden geçerek her şeyle beslenir, bazen aşktan bile güç alır. Tarih boyunca çok az öğreti kinin kökünü kazıyabilmiştir; çoğu, onun yönünü bir hedeften başka birine çevirmekle yetinmiştir. Kini inançsıza, yabancıya, dinden dönene, efendiye, köleye, ataya yönlendirmiştir. Elbette kin sadece başkalarına olduğunda kin diye adlandırılır; bizimkine başka bin bir türlü ad bulunur.”

“Sözcükler düşünce için ne ise facialar da tarih için odur, tarihi onlar mı biçimlendirirler yoksa yansıtmakla mı yetinirler hiç bilinmez.”

“Bir topluluk, yaşamının tehlikede olduğunu düşündüğünde, bazen genel tutumu belirleyen tüm toplumsal yasalar birdenbire geçersiz hale gelir.”

“Korku canavarların ebesidir.”

“Denize bir şişe bırakıldığında, elbette biri bulsun istenir; ama şişeyle birlikte yüzülmez.”

Amin Maalouf hayranıysanız kitaplığınızda Beatrice’den Sonra Birinci Yüzyıl‘a mutlaka yer vermelisiniz. Keyifli okumalar ve mutlu haftalar..

Yazıyı paylaşın